KAPAK | DOSYA
ImageÇocukluk ve ilk gençlik yıllarımda hâfızama derin hatlarla yazılmış, daha doğrusu kazılmış bir isim ve o ismin üzerine kök boyalarla nakışlanmış bir resim var: İstanbullu İsmail Dayı...
 
BU SAYIDAN MISRALAR..

Rahmetle an yiğit olan ceddini,
Vatan için can verip de göçtüler,
Bildirdiler düşmanlara haddini,
Tarihime şan verip de geçtiler. .

Devamını oku...
 
ANA SAYFA
Fon Müziği

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

   

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

   

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

   

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

   

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

 
Yüzakı Rengim : Mavi Kırmızı Turuncu Yeşil

header2.jpg
ŞEHİDİM Yazdır E-posta
Yazar Ahmet ARSLAN   

Vatanımın dağında, ovasında solmuşsun,
Yürekleri yakarak nereye gidiyorsun?
Kahpece vurularak düşüp şehid olmuşsun,
Al kanınla akarak nereye gidiyorsun?

Senin can suyun vardır, yurdumuzun harcında,
Canınla ödediğin vatanımın borcunda,
Üstüne doğan hilâl Türkiye’min burcunda,
Al bayrağı çekerek nereye gidiyorsun?

Tarih boyunca kanın sevgi uğruna aktı,
Ateşinin alevi nice gönüller yaktı,
Son nefesin boğazdan bu aşk uğruna çıktı,
Boyunları bükerek nereye gidiyorsun?

Nefretlerin üstüne o hoşgörünle gittin,
Kinlenenlere karşı sevgi ordunla yettin,
Dünyaları bir daha kendine hayran ettin,
Goncaları dikerek nereye gidiyorsun?

Ağlar oldu milletin gençliğine, yaşına,
Hüzünden nağmeleri işlediğim taşına,
Ay yıldızlı semayı dikerken ben başına,
Şimşek gibi çakarak nereye gidiyorsun?

Sensiz geçen günümde acep şafak söker mi?
Gün yüzünü yurduma senin gibi döker mi?
Senin gibi hiç kimse toprağa can eker mi?
Bedeninden çıkarak nereye gidiyorsun?

Bırakıp da gidersin şöhretini-şanını,
Şehadeti içerek verdiğin o canını,
Değerlerin uğruna akıttığın kanını,
Yeryüzüne ekerek nereye gidiyorsun?

Şimdi gittiğin yerden ecdadınla bakarsın,
O tertemiz rûhunla gönlümüze akarsın,
Ateşini düşürür içimizi yakarsın,
Acıları dökerek nereye gidiyorsun?

Üstüne gök kubbeyi duadan çatı yaptım,
Eğilip toprağına o pak alnından öptüm,
Arslan Ahmet; ben de bu yalan dünyadan koptum,
Meleklere bakarak nereye gidiyorsun?

 

 
< Önceki
 
39k.jpg
Yüzakı Kitapları
İhlas ve Takva
İhlas ve Takva


Muhabbet ve Mârifet
Muhabbet ve Mârifet


Gün Ortası
Gün Ortası


Sebebi Sensin
Sebebi Sensin


Hak'tan Hediye
Hak'tan Hediye


Bir Yağmur Başladı
Bir Yağmur Başladı


Bir Lahzaya Bin Asır
Bir Lahzaya Bin Asır


TAKVÂ ELBİSESİ 4

Kalb-i Selîm Nimeti

İHLÂSTA TAKVÂ

Allah katında amellerin makbûliyetinin asıl şartı, ihlâstır.

İhlâs, amelleri sırf rızâ-yı ilâhîyi kastederek îfâ etmek ve onlar üzerine nefsanî gayelerin gölgesini düşürmemektir.

İhlâs, Cenâb-ı Hakk’a yakınlaşabilme gayesiyle her türlü dünya menfaatlerinden kalbi koruyabilmektir.

Devamını oku...
 
BU SAYIDA EDEBİYAT
Adları Gibi Hasletler de Unutuluyor mu? MÜRÜVVETSİZ KULLUK OLMAZ
ImageVefası, sadâkati, tevazuu, cesareti ve kanaatiyle tam bir İstanbul beyefendisi olan Mehmed Âkif;

Şehâmet dîni, gayret dîni ancak Müslümanlıktır

diyor. Şehâmet nedir? Yine Âkif, Seyfi Baba adlı şiirini:

Ya hamiyyetsiz olaydım, ya param olsa idi!

diye bitirir. Hamiyet ne demektir?
Devamını oku...
 
Osmanlı'nın En Güzel Mirası İSTANBUL EFENDİLİĞİ

ImageSeksenli yıllarda Bursa’nın Hürriyet semtinde cennetmekân Sultan II. Abdülhamid’in kurduğu ve o zamanki adı Hamidiye Ziraat Mektebi olan Bursa Ziraat Meslek Lisesi’nde müdür başyardımcılığı görevini îfâ ederken elimi attığım hemen her bucaktan tarihî vesikalar çıkıyordu: Birbirinden değerli lâboratuvar malzemeleri, büyük ebatlı diplomalar, zengin ve nadide eserler... Bir gün bodrumda çalışırken bir asır öncesinin öğrencilerle ilgili kuyudat defterlerine rastlamış ve sevinç gözyaşları ile okumuştum. Gayrimüslim öğrenci, muallim ve idarecilere kadar hep isimler efendi kelimesi ile bitiyordu: Hıristaki Efendi, Teodor Efendi, Palyaki Efendi. Yine düşündüm uzun uzun... Aynı idareci Ermeni kelimesi yerine Millet-i Sâdıka dedirtmemiş miydi? Bu yüzden Ermenilerle tam beş asır en küçük bir meselemiz olmamış batılıların tahrik ve yeraltı çalışmaları ile 1880’den sonra ne hazindir ki, toplu katliamlara Ermeni çeteleri eli ile girişilmiş ve ırkçılık damarları depreştirilmişti.

Devamını oku...