KAPAK | DOSYA
ImageBir toprak parçasının vatan olmasında en büyük pay, herhâlde o toprak üzerinde yetişen söz ehlinin olsa gerek. Meselâ üzerinde yaşadığımız şu toprakların Türk yurdu olmasında bu topraklarda Türkçe konuşan, şiir yazan, lâtîfeler ve nükteler yapanların önemi inkâr edilebilir mi?
 
BU SAYIDAN MISRALAR..

Hikmetle bakıp gör ne diyor âleme bir gül:
«Bağrım kanıyorken yine ben, hâra tahammül
Göstermedeyim, sabrederek hepsine tek tek,
İbret alan insan, eder elbette tekâmül.
Biz yerle seher vakti derinden konuşurken,
Bîgâne kalır göz bile, duymaz bunu bülbül.
Kıymet kazanır gözyaşımın düştüğü toprak,
Hâlimle benim hâllenerek etti tahavvül.
Gül toprağı olmakla şereflendi, sevindi,
Gül şebnemi feyziyle coşup, etti tekemmül...»

Devamını oku...
 
ANA SAYFA
Fon Müziği

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

   

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

   

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

   

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

   

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

 
Yüzakı Rengim : Mavi Kırmızı Turuncu Yeşil

header2.jpg
Rusya'dan Bir Hizmet Hâtırası: BÖYLE YÜREKLER DE VAR! Yazdır E-posta
Yazar Bünyamin ÇİL   

ImageGeçenlerde IBS’nin Rusya’daki kurban hizmetlerini organize etmiş arkadaşımız Âdem Bey ile toplantı yapıyorduk. IBS gönüllüsü arkadaşımız Moskova, Kazan, Perm, Ufa ve Başkırdistan gibi Müslümanların yoğun şekilde yaşadıkları bölgelerde -10 ilâ -20 derece bir soğukta kurbanları kestiklerini ve fakirlere dağıttıklarını anlattı. Muhtaç insanların çok sevinerek, kurban gönderen IBS hayırseverlerine bol bol dua ettiklerini söyledi. Ben de bunları dinlerken diğer ülkelerde kurban hizmeti yapan arkadaşlarımıza sorduğum gibi Âdem Beye de unutamadığı hâtıralarının olup olmadığını sordum. O da bu yılki kurban organizasyonunda yaşanan çok tesir altında kaldığı bir hâdiseyi şöyle anlattı:

“Biz IBS olarak Rusya’da kurban çalışmaları çerçevesinde öncelikle fakirlere, yetimlere, talebelere etleri dağıtıyorduk. Bu yıl ilk kez hapishanelerde bulunan Müslüman mahkûmlara et dağıtma kararı aldık. Kurban günü kesimleri yapıp et dolu poşetlerimizle hapishaneleri ziyaret ettik. Burada bulunan Müslüman mahkûmların bayramını IBS adına tebrik edip onlara et dağıttık ve onlara doğruluğu tavsiye eden Rusça dinî kitaplar dağıttık. Bizleri çok büyük bir sevgiyle karşıladılar. Bayramda hatırlanmanın mutluluğunu yaşadılar.

Bu organizasyonumuzdan bir hafta sonra bize bir mektup geldi. Bu mektup yardım ulaştırdığımız bir grup Müslüman mahkûmdan gelmekteydi. Mahkûmlar IBS’ye teşekkür ve dualarla başlayan mektuplarında yıllardır hapiste bulunduklarını, bu zaman içerisinde ağızlarına hiç et koymadıklarını söylüyorlardı.

Bunca yıl hapishanede hiç et yemeği çıkmamış mıydı?

Çıkmıştı fakat hapishanede çıkan yemeklerde bulunan etlerin domuz eti olma ihtimali vardı. Bu sebeple hiç ağızlarına koymamışlardı. Yıllardan beri ağızlarına aldıkları ilk etin IBS’nin gönderdiği etler olduğunu bildirerek gönderenlere dua ettiklerini yazıyorlardı. Bu mektup, hizmetlerimizin tüm yorgunluğunu alan, unutulmayacak bir hâtıra oldu bizim için.”

Evet, IBS olarak zaman zaman bütün birimlerimizden bu örnekte olduğu gibi yürek yakan mektupları alıyoruz. Açlık, yokluk ve fakirlikten dolayı gıda bulamayan kardeşlerimiz ile ilgili çok hâtıralarımız var. Fakat hapishanede verilen etleri sırf Allah korkusundan dolayı bunca yıldır yemeyen muhtaçları ilk defa duyduk. Böyle samimî kişilerin yıllardan sonra yiyebildiği etin IBS vasıtasıyla sizlerin ikramı olması da bizim için ayrı bir mutluluk kaynağı oldu.

İşte IBS gönüllüsü değerli Yüzakı okuyucusu kardeşlerim, bazen hayır gemimiz öyle bir sahile demir atıyor ki, bu limandan âhirete neler yüklenip götürebileceğimizi kimse tahmin edemiyor. Böyle fevkalâde bir durumda uzatılan imdat elinin içimizden birine ait olması ne kadar büyük bir lütuf... Bizleri ve sizleri böyle limanlara demir atmaya vesile olan IBS için de ne büyük bir bereket...

ImageIBS dünya çapında yaptığı hizmetleri ile her cenahta lâyık olduğu yeri bulmaya devam ediyor. IBS’nin de içinde bulunduğu, ülkemizden ve İslâm dünyasının çeşitli ülkelerinden yardım kuruluşlarının bir araya gelerek başlattıkları çalışma kapsamında kurulması kararlaştırılan İslâm Konferansı İnsanî Yardım Forumu’nun kuruluşunun imza töreni, 3 Şubat 2008’de düzenlendi. IBS, Birleşmiş Milletler’den sonra İslâm Konferansı Teşkilâtı’nın da resmen tanınmış (akredite) bir kuruluşu oldu. Ümit ediyoruz ki sizlerle daha nice hayırlı hizmetlere imza atacağız.

Ayrıca derneğimiz artık yeni yerinde yeni telefon numaraları ile taptaze bir heyecan ve vizyonla yoluna devam ediyor. Bu yolda bizlerden dualarınızı üzerimizden eksik etmemenizi rica ediyoruz.

IBS yılın her ayı, her günü ve her saati matemli gönülleri aramakta ve onları sizlerle buluşturmaya devam etmekte, unutmayalım dünyanın dört bir tarafı sizin vicdanlı yüreklerinizi bekliyor!..

İşin içinde böyle yürekleri bulmak da var.

 

 

 

 

 
< Önceki   Sonraki >
 
39k.jpg
Yüzakı Kitapları
İhlas ve Takva
İhlas ve Takva


Muhabbet ve Mârifet
Muhabbet ve Mârifet


Gün Ortası
Gün Ortası


Sebebi Sensin
Sebebi Sensin


Hak'tan Hediye
Hak'tan Hediye


Bir Yağmur Başladı
Bir Yağmur Başladı


Bir Lahzaya Bin Asır
Bir Lahzaya Bin Asır


Ebedî Dirilik İçin ZİKRİ KENDİNE DOST EYLE

ImageVASİYET 28

İlminden, amelinden veya güzel ahlâkından istifade edebileceğin, dinine fayda sağlayacak kişilerle beraber olmalısın. Kişi; kendisine âhireti hatırlatacak kişilerle oturup kalktığı zaman, Allah Teâlâ’nın muvaffak kıldığı ölçüde güzel ahlâkla ahlâklanır. Kendisiyle beraber olunan kişinin dostluğu bu raddede tesirli olduğu içindir ki, zikre sarılarak Allah Teâlâ’yı kendine dost eyle. Zikir de Kur’ân’dır; o, zikirlerin en büyüğüdür. Nitekim âyet-i kerîmede:

Devamını oku...
 
BU SAYIDA EDEBİYAT
Manzum Tarihî Tiyatro: DEVE Mİ, DOMUZ MU? 12
Image[Endülüs’te Emevî Hilâfeti çökmüş, her il müstakil bir devlet hâline gelmiştir. Hâdise, 466/1074-488/1095 yılları arasında Endülüs ve Mağrip’te geçmektedir.]
Devamını oku...
 
Psikolojik Baskı En Büyük Kötülüktür. BASKILARDAN UZAK OLUNCA...

ImageBir memurun: «amirim kızar» endişesiyle; söz dinleyen bir evlâdın: «annem-babam ne der?» korkusuyla; sâdık bir eşin: «onu üzmemek için» düşüncesiyle; bir öğrencinin: «öğretmen istemez» anlayışıyla sürekli davranışlarına yön vermesi, bu kişilerin hep psikolojik baskıyla hareket ettiklerinin ispatıdır.

Devamını oku...