KAPAK | DOSYA
Image

Uzun bir gecenin sonunda yine sabah olmuş, perdenin kenarından içeri doğru sızan ışık huzmeleri sabah olduğunu ve güneşin yükselmekte bulunduğunu işaret ediyordu. Gece kaç defa uyandığını hatırlamıyor; «Gecelerin ne kadar uzun olduğunu hastalara sor» sözünün hakikatini şimdi yakînen müşâhede ediyordu.

Her ne kadar hava güneşli olsa da mevsim kış, hava soğuk; bütün vücudu elektrik verilmiş gibi titriyor. Bu titreme, soğuktan mı yoksa hastalıktan mı onu kestiremiyordu. Ortada bir şey varsa o da günlerdir, yattığı yatağında tir tir titrediğiydi.
Devamını oku...
 
BU SAYIDAN MISRALAR..

Bir mekânı paylaşmada,
Öz ararsan, komşu ara...
Teselliye muhtaç iken,
Söz ararsan, komşu ara.
Devamını oku...
 
ANA SAYFA
Fon Müziği

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

   

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

   

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

   

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

   

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

 
Yüzakı Rengim : Mavi Kırmızı Turuncu Yeşil





KÂBE-İ VİCDÂNIN SESİ Yazdır E-posta
Yazar SEYRÎ (M. Ali EŞMELİ)   
Ey felek, olmadı hiç, olmadı zulmün amanı,
Gencecik yaşta şehîd eyledi Furkan DOĞAN’ı...

Merhamet sofrası, şefkat gülü, rahmet yudumu,
Ve barış zambağı sunmakta iken, gör durumu;

Temiz alnında beyaz sancağa rağmen başına,
Kirli kurşunları yağdırdı reziller, ey ana;

O reziller, ne kadar pis, ne yüreksiz ki yine,
En beter vahşeti meşrû görüyor kendisine!

O güruh, vampiri geçmiş, bu cihânın kiridir,
Bilmiyorlar, ne kadar ölse, şehidler diridir!

Bilmiyorlar ki zulüm tâcı, yarın paspas olur,
Pay ve kısmetleri ancak ebediyyen yas olur..

Bilmiyorlar; yücedir sâhibi mâsum çocuğun,
Pür gazap zâlimi eyler iki dünyâda zebûn!

Bilmiyorlar; kötülükler, kötünün boynuna ip,
İntihardır şu zulüm; bilmeli, mazlum gālip.

Bilmiyorlar; küçücük âhı da Allah büyütür,
Lâvlı taşlar yaratıp göklere der; «Zulme tükür!»

Der Ebâbîl’e; «Tükür Ebrehe’nin ordusuna!»
Döndürür Kâbe-i vicdanda biçilmiş yosuna!

Ediyorken bu şekil kahr-ı İlâhî tuğyan,
Sana Rahmân adı, rahmetle coşar ey Furkan!

Gökte cennet gülü eyler o şehâdet kanını,
Can Muhammed de şefâatle kucaklar canını.

Bu büyük kısmete eyler iki dünyâ gıpta,
Müjde olsun sana, şâd ol bu mübârek saata!

Ölmedin, herkese olmaz bu kadar rütbe nasib,
Der ki Seyrî; sanadır Ravza’da tebrîk-i Habîb.

09 Haziran 2010; 08:10
 
< Önceki   Sonraki >
 
83.jpg
Yüzakı Kitapları
İki Çift Söz Yeter
İki Çift Söz Yeter

Seyrî'den Seçmeler
Seyrî'den Seçmeler

Yanık Besmele
Yanık Besmele

Ali Ege Ağabey
Ali Ege Ağabey

Mısralarla Konuşsak
Mısralarla Konuşsak

Fenâ
Fenâ

Dîvâne
Dîvâne

Hilye i Şerife
Hilye i Şerife

Kısa Dünya Tarihi
Kısa Dünya Tarihi

Aşk Kapısında
Aşk Kapısında

BU SAYIDA KARAKTER
ZEMİN ÇALIŞMASI!..
Image

Orhan, gün geçtikçe okuduğu ilâhiyat fakültesinin ehemmiyetini ve ilmi ihlâsla mezcederek okumanın ne kadar zarûrî olduğunu daha yakından idrâk etmeye başlamıştı. Çünkü dış dünyadan tatlı meltemler gibi esmekte olan zehirli fikirler ve sakat felsefeler karşısında dirâyetli gönüllere, basîretli erbâb-ı ilme, yani ehil kimselere ihtiyaç çoktu.

Hazret-i Peygamber’e gerçek vâris olabilecek gerçek âlimler her zaman yetişmeliydi.

Yoksa;

“Kedilerin olmadığı yerde fareler cirit atar.” gerçeğine binâen ehil ve ehliyetli kimselerin olmaması hâlinde sakat felsefeler ve zehirli fikirler kendine zemin bulurdu.
Devamını oku...
 
BU SAYIDA EDEBİYAT
Kur'ân-ı Kerim'den Eğitim Prensipleri -3- BİRLİKTE YAŞAMAK
Image

Birlikte yaşamak...  

Ülkemizde ve dünyamızda artık sık sık duymaya başladığımız bir kavram...

Âşık Veysel;

Koyun kurt ile gezerdi,

Fikir başka başk’olmasa...

diyor. Fikirler, inanışlar, alışkanlıklar, değerler aynı olmayınca, birlikte yaşamak da zorlaşır. Çünkü davranışlar, fiiller; inanç ve değerlere dayanır.

Meselenin dünü ve bugünü:
Devamını oku...
 
MODERN YALNIZLIK

Image

Malî durumuna göre güzel sitelerde veya rezidanslarda yaşamak büyük şehirlerdeki modern insanın tercihi oluyor artık. Görünen o ki; modern çağın pisliklerinden, gürültülerinden, olumsuzluklarından uzak olmak, korunmak ve rahat etmek için böyle bir tercihte bulunuluyor. Sitelerin etrafına örülen yüksek duvarlar, kapılarına konulan bekçiler; güvenliği sağlamakla birlikte, içeriden dışarıya ve dışarıdan içeriye olan iletişimi ve münasebeti de kesiyor. Çağımızda her şehirlinin hayalini kurduğu bu sistemin, sıradan bir apartman hayatından daha tehlikeli olan yanı; ona sahip olan ya da sahip olmak için uğraşanların, her geçen gün daha çok maddî imkâna kavuşması, fakat daha çok yalnızlaşması oluyor!

Devamını oku...