SAYI 66 AĞUSTOS 2010
HİLYE-İ ŞERÎFE | HİLYE-İ ŞERÎFE |
|
|
| Yazar SEYRÎ (M. Ali EŞMELİ) | |
|
Sevdi Allah ki; «Habîbim» diyerek; Enbiyâ tâcı, Rasûlullah’sın, Gelmeseydin, bilemezdik Hakk’ı, Ey gönül minberinin kandili Nûr, Dirilir aşk ile uğrunda ölen, Sana ashab gibi ümmet olayım, Ne olur eyle kerem, sîretini, 01.01.10 / 07:50 SULTANTEPE/ÜSKÜDAR İLK SÖZ: Bir yanık besmele çek dergâh’a, Bin bir âdâb ile harmân olalım, Açalım hilyeyi, sevdâlı öze, Tâ ki aynen görelim Hazret’i biz, Tâ ki ersin yüce mânâya hayat, O’nu övsün bu gönüllerde kelâm, O ki, bambaşka güzelliklerle, En mükemmel yaratılmış sûret, İsmi, hâliyle Muhammed ve Hamîd, Bir güzel, öyle güzel, noksansız, Haydi Seyrî görenin pâyesine, Vezni: feilâtün / feilâtün / feilün *Cenâb-ı Hakk’ın lutfuyla 1001 beyit olarak kaleme almaya muvaffak kılındığım Hilye-i Şerîfe’den bazı bölümler. HİLYE YAZDIRAN SEBEP: Ahmedî hicret için son andı, Dedi: «–Cânım Baba, bundan sonra, Sonra bir ağladı evlâd-ı Nebî, Dedi: «–Dünyâda bu pek haklı niyaz, Yaz ki evsâfımı görmek, bir bir, Ne büyük müjde bu, âşıklar için; Düşmesin gaflete aslâ kullar, وَرَفَعْنَا لَكَ ذِكْرَكَ «Ey Habîbim! Yüce şânınla, temiz, وَاِنَّكَ لَعَلٰى خُلُقٍ عَظٖيمٍ «Çünkü Sen’sin yüce ahlâk üzere!»2 HİLYENİN FAZİLETİ: Yazsa bir kimse Nebî hilyesini, Hastalıktan ve kederden Mevlâ, Ve Hudâ, âni ölümden de korur, Bir de kim hilyeyi şâyet taşısa, Çünkü hıfzında Hudâ’nın, korunur, Bir de gerçekte veyâ rü’yâda, Kim ki Peygamber’i ister görmek, Okuyan oldu O’nun yârânı, Hilyenin dil sayamaz faydasını, HER EZAN VAKTİNDE: Bâğa Gül, verdiği günden beri fer, Her ezân vakti şahâdet taşıyor, Varıyor Bâb-ı Selâm’dan içeri, Gül Nebî, şöyle buyurmuş zîrâ: Kim benim kabrime saygıyla gelir, Bu büyük müjdeye kervân olalım, O’nu hem yâd edelim hasretle, –Yâ Nebî! Burda kabûl eyle beni, Sevdi, sevdirdi, kerem kıldı Kerîm; Nûrun etrâfına cem’oldu cihân, Ey seâdet yolunun mürşidi Gül, Ey visâlin o Hidâyet Denizi, Hakk’a îmânı kulun Sen’le tamâm, Ey muhabbet bağının mu’temedi, Özlüyor gün-gece rü’yâ rü’yâ, Sen ki aşkın ebedî âbidesi, Hangi söz gelse hayâlden hatıra; O ne sûret, o ne sîret, ne güher, Belki Seyrî kulunun haddi değil, 1 el-İnşirâh, 4. |
| Yüzakı Kitapları |
|---|
|
|





