KAPAK | DOSYA
Image

Uzun bir gecenin sonunda yine sabah olmuş, perdenin kenarından içeri doğru sızan ışık huzmeleri sabah olduğunu ve güneşin yükselmekte bulunduğunu işaret ediyordu. Gece kaç defa uyandığını hatırlamıyor; «Gecelerin ne kadar uzun olduğunu hastalara sor» sözünün hakikatini şimdi yakînen müşâhede ediyordu.

Her ne kadar hava güneşli olsa da mevsim kış, hava soğuk; bütün vücudu elektrik verilmiş gibi titriyor. Bu titreme, soğuktan mı yoksa hastalıktan mı onu kestiremiyordu. Ortada bir şey varsa o da günlerdir, yattığı yatağında tir tir titrediğiydi.
Devamını oku...
 
BU SAYIDAN MISRALAR..

Devr-i Gül evvelinden, çok nâhoştu komşuluk...
Fahr-i Kâinat ile ne de hoştu komşuluk...
Devamını oku...
 
ANA SAYFA
Fon Müziği

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

   

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

   

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

   

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

   

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

 
Yüzakı Rengim : Mavi Kırmızı Turuncu Yeşil





DESTAN DESTAN TÜRKİYE Yazdır E-posta
Yazar GÜNBEYLİ (Mahmut TOPBAŞLI)   

Ağıtıyla, destanıyla, nazıyla,
Sivas’ımdan Âşık Veysel sazıyla,
Mürekkebi şehid kanı yazıyla,

Destan destan ağıt ağıt Türkiye’m!
Bir baştan bir başa yiğit Türkiye’m!

Gün gelende Anadolu’m süslenir,
Alparslan’ım Malazgirt’ten seslenir,
Köklerimiz mâverâ’dan beslenir,

Destan destan, ağıt ağıt Türkiye’m!
Bir baştan bir başa yiğit Türkiye’m!

Söğüt’te Osman’ın mührü kazılı,
Maraş’ımda Sütçü İmam yazılı,
Tabyalarım Erzurum’da dizili,

Destan destan, ağıt ağıt Türkiye’m!
Bir baştan bir başa yiğit Türkiye’m!

Bursa’da yeşilin hası benimdir,
Antep’te Şahin’in yası benimdir,
Susurluk’ta ayran tası benimdir,

Destan destan, ağıt ağıt Türkiye’m!
Bir baştan bir başa yiğit Türkiye’m!

Bolu’da Köroğlu’m kırat üstünde,
Halaylar çekilir Fırat üstünde,
Peygamber övgüsü berat üstünde,

Destan destan, ağıt ağıt Türkiye’m!
Bir baştan bir başa yiğit Türkiye’m!

Itır ıtır Isparta’nın gülleri,
Tapusunda Çanakkale yolları,
Söğüt’ten yükselen çınar dalları,

Destan destan, ağıt ağıt Türkiye’m!
Bir baştan bir başa yiğit Türkiye’m!

Edirne’de minareyim, kubbeyim,
Mevlânâ’da bir damlacık habbeyim,
Günbeyli sor! Türklük nedir, ben neyim?

Destan destan, ağıt ağıt Türkiye’m!
Bir baştan bir başa yiğit Türkiye’m!

 
< Önceki   Sonraki >
 
83.jpg
Yüzakı Kitapları
İki Çift Söz Yeter
İki Çift Söz Yeter

Seyrî'den Seçmeler
Seyrî'den Seçmeler

Yanık Besmele
Yanık Besmele

Ali Ege Ağabey
Ali Ege Ağabey

Mısralarla Konuşsak
Mısralarla Konuşsak

Fenâ
Fenâ

Dîvâne
Dîvâne

Hilye i Şerife
Hilye i Şerife

Kısa Dünya Tarihi
Kısa Dünya Tarihi

Aşk Kapısında
Aşk Kapısında

BU SAYIDA KARAKTER
YAKIN AKRABALARI DAVET -2-
Image

Hazret-i Ali -radıyallâhu anh- diyor ki:

“Önce en yakın akrabalarını uyar!” âyeti nâzil olur olmaz, Rasûlullâh’ın, davet ettiği kırk civarında misafirine Zeyd ile ben hizmet ediyorduk. Rasûlullah eti parçalayarak yemek tepsisinin çevresine birer parça koyduktan sonra;

“–Haydi yiyiniz, Bismillâh!” buyurdu. Hepsi ondan yediler ve tamamıyla doydular. Varlığım Kudret Elinde bulunan Allâh’a yemin ederim ki, onların tümüne sunduğumuz yemeği, onlardan bir tek adam bile yalnız başına yiyebilirdi! Bundan sonra, Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem-;
Devamını oku...
 
BU SAYIDA EDEBİYAT
Kur'ân-ı Kerim'den Eğitim Prensipleri -3- BİRLİKTE YAŞAMAK
Image

Birlikte yaşamak...  

Ülkemizde ve dünyamızda artık sık sık duymaya başladığımız bir kavram...

Âşık Veysel;

Koyun kurt ile gezerdi,

Fikir başka başk’olmasa...

diyor. Fikirler, inanışlar, alışkanlıklar, değerler aynı olmayınca, birlikte yaşamak da zorlaşır. Çünkü davranışlar, fiiller; inanç ve değerlere dayanır.

Meselenin dünü ve bugünü:
Devamını oku...
 
BİR ZİYARETİN ARDINDAN...

Image

Bayramın dördüncü günüydü, kayınvâlidemlerle birlikte bir akrabalarının oğluna yemeğe gitmeye niyetlendik. Yeni ev almışlar; «Hayırlı olsun, güle güle oturun...» diyeceğiz...

Aslında bu ziyaretle bir taşla birçok kuş vurmak istiyoruz. Evlendiler, çocukları oldu, büyüdü gidemedik. Gidince öğreniyoruz ki kızları beş yaşına basmış.

Büyük şehirlerde akrabalık ilişkileri malûm... Eski zamanlarda akrabalar çoğu zaman aynı bahçe içindeki evlerde yahut aynı sokakta, birbirine yakın adreslerde otururlarmış. Hâlen Anadolu’da öyledir. Hattâ Anadolu’dan İstanbul’a göç ettikten sonra da bir zaman bu âdet devam ettirilmiştir. Anne-baba ve kardeşler; aile apartmanının birer katında otururlar. Çocuklar beraber büyütülür, yaşlı anne-babaya beraberce bakılır. İşler yardımlaşarak yapılır. Aileden bir kızın çeyizi mi hazırlanacak, elbirliği yapılır. Bir delikanlı okula mı yazıldı yahut askere mi gidecek, büyükleri cebine harçlığını koyar...

Devamını oku...