KAPAK | DOSYA
Image
Ramazan boyunca içimiz hüzünlü duygularla dolar, taşar. Geçen hayatımızı düşünürüz. Eksiklerimizi, yanlışlarımızı, nefsimizle hesaplaşmalarımızı, -biraz cesursak- yakınlarımızı farkına varmadan kırdığımız günleri... Onların bir kısmı, aramızda değil... Ömrümüz vefâ ederse gelecek Ramazân’a kavuşuruz, biz kavuşsak bile belki sevdiklerimizin bir kısmı aramızda olmayacak. Bizi bu Ramazân’a ulaştırdığı için Rabbimiz’e şükrederken fert ve cemiyet olarak yeniden düşünüp olgunlaşmak zorundayız.
Devamını oku...
 
BU SAYIDAN MISRALAR..
Hayat denizinde tekne yalpada
Rota belli değil, iz belli değil...
Yıllar savruk, şaşkın; kayıpta ada,
Karışmış mevsimler, güz belli değil...
Devamını oku...
 
ANA SAYFA
Fon Müziği

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

   

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

   

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

   

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

   

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

 
Yüzakı Rengim : Mavi Kırmızı Turuncu Yeşil

ÖMÜR DEDİĞİN Yazdır E-posta
Yazar Servet YÜKSEL   

Debelenip dursun akıl «niçin»de,
Bir varmış bir yokmuş ömür dediğin...
Gönül sanki zindan, zindan içinde,
Bağrımdaki okmuş ömür dediğin...

Gel seyre dal bir ırmağın başında,
Çölün ortasında, dağın başında,
Bir gurbet ki gözlerinin yaşında,
Ne yaman firakmış ömür dediğin...

Adım adım menziline yürüyen,
Gece-gündüz damla damla eriyen,
Bahtımın yeline düşüp titreyen,
Bir sarı yaprakmış ömür dediğin...

«Lâ râhate» bitmez dertler, çileler...
Şeytanda tuzaklar, «ben»de hileler,
Yüzümde gül olup açsın hâleler,
Âhiri toprakmış ömür dediğin...

 
< Önceki   Sonraki >
 
67.jpg
Yüzakı Kitapları
Hilye i Şerife
Hilye i Şerife

Kısa Dünya Tarihi
Kısa Dünya Tarihi

Aşk Kapısında
Aşk Kapısında

Yüzakı Eğitim Rehberi 2
Yüzakı Eğitim Rehberi 2

Sır ve Hikmet
Sır ve Hikmet

Gülümüz ve Gül Günlerimiz
Gülümüz ve Gül Günlerimiz

En Güzel!..
En Güzel!..

Benim Değil
Benim Değil

Yüzakı Eğitim Rehberi 1
Yüzakı Eğitim Rehberi 1

İhlas ve Takva
İhlas ve Takva

EYÜP SULTAN'DA ÂMÎN...
Image

Bu yazı dizisi, hayalî bir roman tekniğiyle değil, cemiyetin içinde yaşadığı hâdiseler ve ulvî hakikatler etrafında oluşan gerçekleri ve meseleleri canlandırma, tasvir, konuşma ve sohbet üslûbu ile kaleme alınmıştır. Bir yanda zulmet ve onun hüsran dolu ahvâli, diğer yanda ezelî ve ebedî nûrun nimet ve bereketli ahvâli. Bu ikisinin arasında zulmetten nûra açılan bir hidâyet penceresi...

Doktor Selim Bey, Süleymaniye ziyareti dönüşlerinde evine doğru Orhan’dan ayrılırken hafif bir sesle sordu:
Devamını oku...
 
BU SAYIDA EDEBİYAT
Korkunç Zaman Nehrinde İBÂDETLE EMİN BİR YOLCULUK
Image
Zaman nehri; her gün sabah, öğle, ikindi... menzillerine uğraya uğraya, gündüzden geceye, yazdan kışa döne döne kendini tekrar ederek, hep aynı ritimle akar. Zamanın değişmeyen bir düzenle devr-i dâim etmesi insan rûhuna emniyet hissettiren bir rutindir. Zaten insan da bu rutinden hoşnut olan, o ritme uymaktan huzur ve mutluluk bulan bir ruh ve bedene sahip olarak yaratılmıştır.
Devamını oku...
 
NİYET HAYIR, ÂKIBET HAYIR
Image
Sene 1962...

Birkaç iş teşebbüsünden sonra, dükkânı kapattık. Önce İstanbul’a gittik. Orada yerleşme, çalışma imkânını araştırdık. Baktık ki İstanbul’da henüz durum bize göre değil. Bir-iki ay kaldıktan sonra tekrar Antep’e döndük.

O zamanlar Antep’te ayakkabıcılıkta dört esnaf var:

Kunduracılar,

Yemeniciler,

Sandalcılar,

Takunyacılar.

O zamanlar biraz işleri iyi giden yemenicilerden birisi, Durdu ÖZKESKİN, kundura yapmaya heveslenmiş, kunduracı usta ve kalfalarını yanına almış, güzel bir de atölye açmış. Bazı yakînen tanıdığımız arkadaşlarımız da onun yanına girmiş çalışıyorlar.
Devamını oku...