| KAPAK | DOSYA | ||
|---|---|---|
|
||
| BU SAYIDAN MISRALAR.. | ||||
|---|---|---|---|---|
|
||||
ANA SAYFA
![]() |
| SAÇLARINA AKLAR DÜŞMÜŞ |
|
|
| Yazar Bestami YAZGAN | |
|
Girince yedi yaşıma, Ne tatlıydı o ilk bakış,
|
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
![]() |
| Yüzakı Kitapları |
|---|
|
|
|
|||||
| BU SAYIDA EDEBİYAT | |||||
|---|---|---|---|---|---|
|
|||||
|
|||||
Görmediğine inanmaya pek müsait olmayan insanoğlu için bütün müşkiller ancak görmekle çözülür. Bütün sırlar, müşahede ile açılır. Bütün bilgiler, görmekle pekişir, kuvvet ve güç kazanır, kesinleşir. 







Akşamın kızıllığı çökmüştü ufka... Dedesinden kalma eski ahşap evinin penceresinden bir müddet güneşin batışını seyretti... «Zaman ne çabuk geçiyor.» diye düşündü... Geçen hangi zamandı acaba?! Bir ömür mü?! Yoksa yapayalnız geçen bir gün daha mı?!
Hac, pek çok ilâhî hâdisenin ve imtihanın yaşandığı bir ziyaret... Haccın çok kerâmetleri, çok hikmetleri var. Lâkin insan; o kalabalıkta, hercümerç içinde, kendisine nasip olan büyük nimetin farkına yeterince varamıyor. Bu da haccın apayrı bir imtihanı... Milyonlarca yüreğin orada nice duaları, nice dilekleri ve nice niyetleri var. Herkesin bu yolda yaşadığı hikmetli hâdiseler var. Benim de hac ile ilgili enteresan hâtıralarım ve şahidi olduğum fevkalâde hâdiseler var. Faydası olur ümidiyle anlatmayı arzu ediyorum.