KAPAK | DOSYA
ImageMü’minlerin gönül ufkunu aşk rengine boyayacak bir kurban bayramı daha geliyor. Kızıl şafakların gündüzü muştuladığı gibi ebediyet gününü müjdeleyen bir kurban bayramını daha idrak etmeye hazırlanıyoruz.
 
BU SAYIDAN MISRALAR..

Yâ Rab, gönlüm bu âlemde;    
Aşk yoluna serse beni!..    
Halil gibi bir hoş demde;   
Sana kurban verse beni!..

Devamını oku...
 
ANA SAYFA
Fon Müziği

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

   

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

   

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

   

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

   

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

 
Yüzakı Rengim : Mavi Kırmızı Turuncu Yeşil

header30.jpg
GÜNEŞLE BOYANMAYAN HAYAT Yazdır E-posta
Yazar Hadi ÖNAL   

Bir ses duydum irkildim; döndüm ki bir ihtiyar,    
Köşenin kuytusunda yarı uzanmış yatar.    
Yüzde derin çizgiler; ağarmış kirpikle kaş, 

Apak uzayan saçlar, sakalla sarmaş dolaş.    
Üstünde uzun kirli bir palto; bağrı açık,    
«Allah için bir yardım!» aynı ses, sanki çığlık.    
Yanına yaklaşarak sordum:     

 “–N’oldu babacık?    

Hasta görünüyorsun, doğrul istersen azcık!”    
Elini bana doğru kaldırarak:
    
 “–Yok,” dedi.
    
“Müstahaktır bana bu, müstahaktır efendi!    
Ar geldi dilencilik, kaç gün oldu saymadım;    
Açım, inan ağzıma bir lokmacık koymadım.    
Yarın çok geç olurmuş, sen doğru düşünmezsen.”    
Meraklandım iyice:
    
 “–Yok mudur kimin kimsen?
    
Şöyle yüzüme baktı, iç çekerek derinden,    
Anlaşılan vurmuştum onu hassas yerinden.    
“–Bak oğul! Anlatayım madem merakta kaldın,
Yüzü temiz bir gençsin, söyle ne idi adın?”    
“–Hadi,”
    
 “–Hadi ha! Hadi, hay adınla bin yaşa!    
Yaşa, yalnız insanca benim gibi değil ha!    
Varlıklı bir ailenin biricik mahdûmuydum,    
Mutlulukla kol kola geçmişti çocukluğum.    
Har vurup gençliğimi harman edip savurdum,    
İmkânların üstünde gün gün tepinip durdum.    
Hani bir şarkı var ya: «Ne kış tanır, ne bahar;    
Yılları suçlayamaz, içer sabaha kadar.»    
İşte ben, o şarkının tarif ettiği adam    
Meskenim bar sazdı ya, şimdi bulut bana dam.
    
Tenimi döver soğuk, açlık midemde sazım,
«Ne ekersen...» diyorlar; diyemem; «alınyazım.»
Kavanozu balına tercih eden ki bendim!
Suçlu olan zaman mı? Yok, yok billâhi kendim!   
Velhâsıl şekildeki gördüğün ben evlâdım,
    
Bir ömrü hem inançsız hem amaçsız yaşadım.    
Ölüm kurtuluş bana, değil dünyanın sonu,    
İstiyorum inan ki, hem de nasıl ben onu.    
Dinle beni genç adam! Keşkeden keşkek olmaz.    
Güneş ile boyanan hayatın rengi solmaz.    
Gençlik, yaradan Rab’den bir büyük lütuftur bil,    
Bu lütfun huzurunda tüm benliğinle eğil.    
Benden sana nasihat: Hakk’ı Hak bilmelisin    
Hak yolunda ağlayıp Hak için gülmelisin.    
Gül kokmayan rüzgârı kapından sürmelisin    
Emanetin hakkını genç iken vermelisin.    
Bir insan ki yaşarsa sonunu düşünmeden,     
Yalnız rûhu kararmaz, çeker acıyı beden.    
Kabuğun yaldızları karartmadan dünyanı,    
Sen özünü beze ki kabuk emsin yalanı.    
Aşk, ince bir damardan akar imiş gönüle,    
Yeter söylettin beni, Hadi, git güle güle!”
“–İyi de sohbetinden çok ders aldım tam derken,
Seni böyle perişan, nasıl bırakırım ben?”
“–Git işine evlâdım! Derman olamazsın sen,    
Bâtılı Hak görerek terk etmişsem beni, ben...”

 

 
< Önceki   Sonraki >
 
46.jpg
Yüzakı Kitapları
İhlas ve Takva
İhlas ve Takva


Muhabbet ve Mârifet
Muhabbet ve Mârifet


Gün Ortası
Gün Ortası


Sebebi Sensin
Sebebi Sensin


Hak'tan Hediye
Hak'tan Hediye


Bir Yağmur Başladı
Bir Yağmur Başladı


Bir Lahzaya Bin Asır
Bir Lahzaya Bin Asır


CENNETÜ'L-BAKÎ'DA BİR VUSLAT SABAHI-TAZİYE
ImageRamazan-ı Şerif’in 26’sıydı. Cuma sabahıydı. Hazret-i Peygamber’in cennet bahçesinde sabah namazı için saf tuttuk. Aşk kafilelerinin sıra sıra dizilişi ile fecrin nurlu ufukları iç içe kaynaşmıştı. Ruhlar meleklerle sohbet hâlindeydi. Kimi gönüller de hakikî dost ile.
Devamını oku...
 
BU SAYIDA EDEBİYAT
Şiirimizdeki Büyük Kâinat:TASAVVUF
Imageİlim, fikir ve sanat insan zihninin mahsulüdür. Dolayısıyla insandan ve onun dünyasından ayrı mütalâa edilemez. İnsanın zihin ve gönül dünyası ne kadar âhenkli ise verdiği mahsuller de o kadar âhenk içinde olur. Zihin ve gönlü karmaşa içinde olanların iç yüzleri ürettiklerine de akseder.
Devamını oku...
 
Şarap Parası İçin Hacca Giden HACI BURHAN
ImageHac, pek çok ilâhî hâdisenin ve imtihanın yaşandığı bir ziyaret... Haccın çok kerâmetleri, çok hikmetleri var. Lâkin insan; o kalabalıkta, hercümerç içinde, kendisine nasip olan büyük nimetin farkına yeterince varamıyor. Bu da haccın apayrı bir imtihanı... Milyonlarca yüreğin orada nice duaları, nice dilekleri ve nice niyetleri var. Herkesin bu yolda yaşadığı hikmetli hâdiseler var. Benim de hac ile ilgili enteresan hâtıralarım ve şahidi olduğum fevkalâde hâdiseler var. Faydası olur ümidiyle anlatmayı arzu ediyorum.
Devamını oku...