| KAPAK | DOSYA | ||
|---|---|---|
|
||
| BU SAYIDAN MISRALAR.. | ||||
|---|---|---|---|---|
|
||||
ANA SAYFA
![]() |
| İKİ ŞEHİR |
|
|
| Yazar M. Faik GÜNGÖR | |
|
İki şehir adı sordular benden. Biri Mekke biri Medine dedim. Güzel koku aldık dediler senden. Aynayı bir çevir kendine dedim. Onlar ki çilenin sefasındalar.
|
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
![]() |
| Yüzakı Kitapları |
|---|
|
|
|
|||||
| BU SAYIDA EDEBİYAT | |||||
|---|---|---|---|---|---|
|
|||||
|
|||||
Günümüzde inançla problemi olan okumuş-yazmış insanların pek çoğunu hataya düşüren bir husus var:







Yâsîn Sûresi’nde bir kasaba halkı ve onların, kendilerini irşad için gelen din tebliğcilerine karşı davranışları misal verilir: Bu kasabaya iki elçi gelir. Halk, gelen elçileri yalanlar. Allah Teâlâ, bu iki elçiyi bir üçüncüsünü göndererek takviye eder. Üç elçi de çağrılarını yeniler, Allâh’a davetçi olduklarını söylerler. Kasaba halkı; onlara peygamberler tarihinde tekrarlanagelen itirazların aynısı ile karşı gelirler:
İlim, fikir ve sanat insan zihninin mahsulüdür. Dolayısıyla insandan ve onun dünyasından ayrı mütalâa edilemez. İnsanın zihin ve gönül dünyası ne kadar âhenkli ise verdiği mahsuller de o kadar âhenk içinde olur. Zihin ve gönlü karmaşa içinde olanların iç yüzleri ürettiklerine de akseder.
Hac, pek çok ilâhî hâdisenin ve imtihanın yaşandığı bir ziyaret... Haccın çok kerâmetleri, çok hikmetleri var. Lâkin insan; o kalabalıkta, hercümerç içinde, kendisine nasip olan büyük nimetin farkına yeterince varamıyor. Bu da haccın apayrı bir imtihanı... Milyonlarca yüreğin orada nice duaları, nice dilekleri ve nice niyetleri var. Herkesin bu yolda yaşadığı hikmetli hâdiseler var. Benim de hac ile ilgili enteresan hâtıralarım ve şahidi olduğum fevkalâde hâdiseler var. Faydası olur ümidiyle anlatmayı arzu ediyorum.