KAPAK | DOSYA
ImageYaklaşmak ister insan.
    
Yakın olmak ister.
    
Bazen bir zaaftır bu yaklaşma arzusu, bazen insanı farklı kılan bir haslet...
 
BU SAYIDAN MISRALAR..

Canınla, kanınla toprağa aktın,    
Ne diyeyim yavrum; «Vatan sağ olsun!»    
İçimde sönmeyen bir ateş yaktın,    
Ne diyeyim yavrum; «Vatan sağ olsun!»

Devamını oku...
 
ANA SAYFA
Fon Müziği

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

   

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

   

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

   

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

   

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

 
Yüzakı Rengim : Mavi Kırmızı Turuncu Yeşil

header2.jpg
MAHCÛBUM YÂ RASÛLÂLLAH! Yazdır E-posta
Yazar SEYRÎ (M. Ali EŞMELİ)   
Evvelden mübarek topraklara gidiş aylarca sürerdi. Aşk kervanları yolda yana yana pişer ve huzûr-i Rasûlullâh’a öyle çıkarlardı. Bizler ise, uçakla çok kısa bir zamanda kendimizi O’nun eşiğinde buluyoruz. Hasretiyle bütün bütün yanamadan, pişemeden... O’nun bizden beklediklerini hazırlayamadan... Bu seneki Ramazân-ı şerifte bu gerçeği derinden hissederek O’nun mübarek eşiğinde ancak itiraf-ı acz edebildim.
   

     Görenle görüştüğün mübârek eşiğine,    
Sana bakmaya lâyık bir göz getiremedim.    
Düşe-kalka gelirken bu rahmet beşiğine,    
Günahlardan arınmış bir öz getiremedim.
    
Bin bir câhillik ettim, can düşünce gurbete,    
Billâh tevbeler olsun Sen’den başka nisbete,    
Aşkı lügat eyledim Sen’in ile sohbete,    
Yine şânına uygun bir söz getiremedim.
    
Yalnız yanında güzel dünyâ ve mahşer günü,    
Bu âcize nasip mi sonsuz vuslat düğünü?    
Koyarlar mı cennete, ateş yutmuş düşkünü?    
İsteklerimin bağrı, hep köz, getiremedim.
    
Emânetini, eyvah, değişmişiz hülyâya,    
Sünneti de terk edip kalmışız dinde yaya,    
Böylece gırtlağından nice başı dünyâya,    
Zincirle bağlamışlar; Sen çöz, getiremedim!
    
Çektiğim çileleri, zahmetimi getirdim,     
Düştüğüm isyanları, gafletimi getirdim,    
Suç izleri alnımda, zilletimi getirdim,    
Gül yüzünün aynası bir yüz getiremedim.
    
Boynu bükük hâldeyim, ey dertlerin tabîbi,    
Hatâlarım kum gibi, kusurlarım dağ gibi,    
Utandım ahlâkından, ey Allâh’ın Habîbi,    
Geceden kara gönlü, gündüz getiremedim.
    
Yana yana kül olsam muhabbet çırasında,    
Merhamet eder misin şefâat sırasında?    
Her biri Yûnus olan düzgünler arasında,    
Eğrilerle doluyum, hiç düz getiremedim.
    
Tam fikredemedim ki nihayet dönüş kime,  
Tam tâbî olamadım, Sen’in gibi hakîme,
    
Kılavuzluk ettiğin sırât-ı müstakîme,    
Çarpık ayaklarımı dümdüz getiremedim.
    
Nefse mağlûb olunca, gönülde nabız düştü,    
Akıl da yoldan çıktı, sevdâ denen hız düştü,    
Bu beden balçığında gittikçe cılız düştü,    
Gürbüz aldığım rûhu, gürbüz getiremedim.
    
Affet yâ Rasûlâllah, yığınla yanlışım var,    
Mahcûbum, tuş eyledi sancılı imtihanlar,    
Ayrılık vadisinde öyle savurdu rüzgâr,     
Aklı, gönlü ve aşkı, üçüz getiremedim.
    
Efendim, bunca suçla muhâtabın olmuşum,    
Haddimi bilememiş, hitab ile dolmuşum,    
Ne olur nazar eyle, yaprak gibi solmuşum,    
Parça parça hâlimi, tek cüz getiremedim...
    
Ne olur, kabul eyle şefâat talebimi,    
Huzurunda bağışla perîşân edebimi,    
Ne kadar süpürsem de siyah mürekkebimi,    
Amel defterlerimi çöpsüz getiremedim.
    
Çaresiz Seyrî oldum, eyle hâlimi ıslah,    
Kapında hamlığımı affet yâ Rasûlâllah,    
Nice salât ü selâm, getirsem bile eyvah,    
İstediğin kıvâmı henüz getiremedim!..
   
   
      
     
     
     
    
    
    
   
  
 
 
Sonraki >
 
46.jpg
Yüzakı Kitapları
İhlas ve Takva
İhlas ve Takva


Muhabbet ve Mârifet
Muhabbet ve Mârifet


Gün Ortası
Gün Ortası


Sebebi Sensin
Sebebi Sensin


Hak'tan Hediye
Hak'tan Hediye


Bir Yağmur Başladı
Bir Yağmur Başladı


Bir Lahzaya Bin Asır
Bir Lahzaya Bin Asır


Nur Yüzlü, Nur Bakışlı, Gül Tebessümlü Zat...RÜYAYLA GELEN HİDAYET
Imageİlk Müslümanlardan ve ilk örnek şahsiyetlerden güzîde bir sîmâ; Hazret-i Hâlid bin Saîd...
    
Kabilesi ve çevresi çok geniş, zengin, şerefli ve Mekke’nin en önde gelen liderlerinden Ebû Uhayha künyeli Saîd İbnü’l-Âs’ın oğlu olarak dünyaya gelen Hâlid; bolluk ve refah içinde yetişip büyümüş, 25-30 yaşına kadar bu rahatlık içinde gelmişti...
    
Devamını oku...
 
BU SAYIDA EDEBİYAT
Suya Yazılan HÂTIRALAR
ImageAkşamın kızıllığı çökmüştü ufka... Dedesinden kalma eski ahşap evinin penceresinden bir müddet güneşin batışını seyretti... «Zaman ne çabuk geçiyor.» diye düşündü... Geçen hangi zamandı acaba?! Bir ömür mü?! Yoksa yapayalnız geçen bir gün daha mı?!
Devamını oku...
 
Şarap Parası İçin Hacca Giden HACI BURHAN
ImageHac, pek çok ilâhî hâdisenin ve imtihanın yaşandığı bir ziyaret... Haccın çok kerâmetleri, çok hikmetleri var. Lâkin insan; o kalabalıkta, hercümerç içinde, kendisine nasip olan büyük nimetin farkına yeterince varamıyor. Bu da haccın apayrı bir imtihanı... Milyonlarca yüreğin orada nice duaları, nice dilekleri ve nice niyetleri var. Herkesin bu yolda yaşadığı hikmetli hâdiseler var. Benim de hac ile ilgili enteresan hâtıralarım ve şahidi olduğum fevkalâde hâdiseler var. Faydası olur ümidiyle anlatmayı arzu ediyorum.
Devamını oku...