KAPAK | DOSYA
ImageGünümüzde inançla problemi olan okumuş-yazmış insanların pek çoğunu hataya düşüren bir husus var:
    
Arkeoloji, antropoloji, dinler tarihi gibi disiplinlerin ilerlemesi ve antik toplumlara ait dinî metinlere, kalıntılara ulaşılarak o dinlerin inanç, ibadet ve muâmelât iskeletlerinin ortaya konması, mevcut dinler aleyhine delil arayışındaki kimseler için bir fırsat oldu.
 
BU SAYIDAN MISRALAR..
Gurbet eller, içimize sinmiyor.    
Her yere vatanım, sılam denmiyor.    
Kalbinin attığı toprakmış vatan.   
Devamını oku...
 
ANA SAYFA
Fon Müziği

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

   

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

   

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

   

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

   

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

 
Yüzakı Rengim : Mavi Kırmızı Turuncu Yeşil

header16.jpg
KAYIP İLÂNI... Yazdır E-posta
Yazar SEYRÎ (M. Ali EŞMELİ)   

Kaybedenler, kazananlar, soruyorlar: Ne kayıp?
Daha dünyâya gelirken giden efsâne kayıp!..

Geceden gündüze hem peş peşedir hem ayrı,
Yanıyor ay ve güneş, nûruna pervâne kayıp!

Yapı cân attı şehirden köye, köyden şehire,
Kapıdan pencerenin umduğu mestâne kayıp...

Şu kızıl çöl ne kadar boş, şu gülistân ıssız;
Ağla Leylâ, sana Mecnun gibi dîvâne kayıp...

Çağda sahrâlara sabrettirecek sevdâ yok,
Bağda aşkın göze göz sürdüğü vîrâne kayıp...

Yâsemin, Lâle ve Şebnem, kışa mağlûb olmuş,
Çok yazık; Gonca, Karanfil, Nilüfer, Defne kayıp!

Eğri hançer kesilen yaylı virajlar, ne de çok,
Çünkü yollarda elif huylu olan sîne kayıp...

Eritir mum gibi günden güne insânı çile,
Tene makber bulunur, rûha dökümhâne kayıp...

Kafalar sâdece ayran tası olmuş gibidir,
Sen de yandın bebeğim, önceki süthâne kayıp...

Ak değil bardağa artık döküyor testi, kara,
Kusturur mîdeyi mutfak, temiz aşhâne kayıp...

Dedesiz evlere baykuş, yuva yapmış şimdi,
Ninemin çektiği tesbîhi seven hâne kayıp...

Dünkü saklambacı, kim yaptı dolambaç bu gece?
Baba âlemde, çocuk kayboluyor, anne kayıp!

İyilik az, televizyon kötülükler deposu,
Oluyor bilgi kayıp, olmadı hiç fitne kayıp...

Türlü rol, türlü dekor, türlü figür, meydanda;
Ebedî seyre giderken ezelî sahne kayıp!..

Her taraf yol boyu meyhâne üzüm sarhoşuna,
Kalbi sarhoş olanın gittiği meyhâne kayıp...

Kimi vitrinde çürürken, kimi kantinde kokar,
Sokağın kirli binâsında gusülhâne kayıp...

On çamur maskeye hapsetti güzellik boyası,
Son semâzenle çöken eski semâhâne kayıp...

Şimdi mikrop da sanatkâr, acıyın hastalara,
Arttı can derdi, fakat sıhhat-i Lokmâne kayıp...

Bizi yıkmaz şu virüslerle boğuşmak, lâkin,
Dizlerin doğrularak döndüğü hastâne kayıp...

Ne zaman kudrete sırt döndü, burun büktü tabip,
O zamandan beri kudretli şifâhâne kayıp...

Kaybeden çok, kazanan az, küpü oynak buranın,
Fazla kâr umdu heves, eyledi kâşâne kayıp!

Bozdu tayfun yeşeren dağları, rüzgâr ovayı,
Merhametten yana ey gonca, yetimhâne kayıp...

Hepsi insâna delâlet; kereviz, elma, kiraz;
Çoğu ham şimdi, kebâb olmaya kestâne kayıp!..

Ey ağaç! İşte güneş, işte su; toprak da güzel,
Niye meyvendeki tekrâr ekilen tâne kayıp?!.

Dün dokuz gökte kılıç astı kalemler, lâkin,
Kında paslandı bugün, doğru hayalhâne kayıp!..

Dönecek dendi; fakat kaldı hesap Bağdat’ta;
Eksiden artıyı tespît edecek vezne kayıp!

Koca coğrafya, yazık, düştü küçük bir kafese;
Bizi üç kıt‘ada baş tâcı eden karne kayıp!

Çok, bu darlıkta hesapsız eğitim merkezimiz,
Ama çağlar açacak Fâtih’e dersâne kayıp!..

Gözü yüksekte başın, ufku çakılmış çukura,
Akla âit gezegen, gönle rasathâne kayıp...

Ne çıkar; deş bakalım, başkasının çöplüğünü!
Kendi bağrında unuttun; yedi yüz hazne kayıp!..

Rafta hâin güveler öyle kemirmiş ki, ayıp,
Üç kitap sanma beyim, onca kütüphâne kayıp!..

Doğru-yanlış demeden Türkçeyi katletti eden,
Cümle mânâ kuramaz; nesne kayıp, özne kayıp...

Son kuraklarda çoraklaştı hayâtın denizi,
Taş ve kum kaldı, yürekten süzülen tekne kayıp...

Kayba rağmen, yine içten içe sahrâda bile,
Akıyor kevseri Hakk’ın, içecek teşne kayıp...

Şaşma insek de eşekten, bineriz taksilere;
Yerde çok şey yaparız, gökteki tersâne kayıp...

Mumu poyrazda helâlin, feri sönmüş sönecek,
Bin lodos buldu haram, üfledi vicdâne kayıp.

Çıktı meydanda sekiz tahterevalliyle oyun,
Tilkiler, verdiriyor aslana merdâne kayıp!..

Eğri, doğrulmaya zıt, girmeden evvel tabuta,
Hep budur, ahsen-i takvîme sefîlâne kayıp!..

Güneşin battığı yerlerde, derin dehlizde;
Doğunun mührü olan şems-i şâhâne kayıp!..

Yazamam her şeyi; sığmaz kayıp îlânlarına,
Kimi bîgâne kayıptır, kimi dostâne kayıp...

Yol kayıp, yolcu kayıp... Çâre nedir, ey Seyrî,
Çâre; ey can, dememek cân ile cânâne kayıp!..

Vezni: feilâtün / feilâtün / feilâtün / feilün
(fâilâtün) (fa’lün)

 

 
< Önceki   Sonraki >
 
46.jpg
Yüzakı Kitapları
İhlas ve Takva
İhlas ve Takva


Muhabbet ve Mârifet
Muhabbet ve Mârifet


Gün Ortası
Gün Ortası


Sebebi Sensin
Sebebi Sensin


Hak'tan Hediye
Hak'tan Hediye


Bir Yağmur Başladı
Bir Yağmur Başladı


Bir Lahzaya Bin Asır
Bir Lahzaya Bin Asır


İnsan Fıtratındaki Hususiyetler-2
ImageKUVVE-İ GADABİYYE
   
İmam Gazâlî Hazretleri, insan fıtratında üç temel sâik tespit eder:
Devamını oku...
 
BU SAYIDA EDEBİYAT
Dilde Sadeleşme Hususundaki Görüşleri ve AHMED REMZİ DEDE
ImageSon devir Mevlevîliğinin örnek şahsiyetlerinden biri olan, Üsküdar Mevlevîhânesi son postnişîni âlim, fâzıl insan Ahmed Remzi AKYÜREK (1872-1944), aynı zamanda dîvan edebiyatının güçlü mümessillerinden biridir. Sadece mutasavvıflar ve Mevlevîler tarafından değil, aynı zamanda devrin önde gelen edip ve şairlerince de sevilen, sayılan ve müracaat edilen bir kişidir. Çünkü o, yalnızca içinde yaşadığı toplulukla ve kültürle yetinen birisi değildir. Bunun yanında memleket meselelerine daima ilgi duymuş, kendi mizacına ve üslûbuna uygun şekilde tavrını yansıtmış ve görüşlerini bildirmiştir.
Devamını oku...
 
Şarap Parası İçin Hacca Giden HACI BURHAN
ImageHac, pek çok ilâhî hâdisenin ve imtihanın yaşandığı bir ziyaret... Haccın çok kerâmetleri, çok hikmetleri var. Lâkin insan; o kalabalıkta, hercümerç içinde, kendisine nasip olan büyük nimetin farkına yeterince varamıyor. Bu da haccın apayrı bir imtihanı... Milyonlarca yüreğin orada nice duaları, nice dilekleri ve nice niyetleri var. Herkesin bu yolda yaşadığı hikmetli hâdiseler var. Benim de hac ile ilgili enteresan hâtıralarım ve şahidi olduğum fevkalâde hâdiseler var. Faydası olur ümidiyle anlatmayı arzu ediyorum.
Devamını oku...