KAPAK | DOSYA
ImageSene 1921. Yahya Kemal tedavi maksadıyla Sofya’dadır. O günlerde Bulgarların millî şairlerinden, Türk düşmanlığıyla bilinen Vazov ölür. Cenazesine Türkler de katılacaktır. Yahya Kemal vatana döndükten sonra yazdığı intibâları içerisinde bu cenazeden bir sahne aktarır:
 
BU SAYIDAN MISRALAR..

Aldanma dünyanın ilkbaharına,
Her baharın sonu güz olur gider...
Hâl bilmezi ortak etme zârına
Hâlin el dilinde söz olur gider...

Devamını oku...
 
ANA SAYFA
Fon Müziği

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

   

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

   

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

   

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

   

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

 
Yüzakı Rengim : Mavi Kırmızı Turuncu Yeşil

header16.jpg
ECEL Yazdır E-posta
Yazar Mürid (Mustafa TAHRALI)   

Gelmişti ecel... İşte melekler, yüce ruhlar,
Bir rûh ile son ufka berâber uçacaklar!..

Düşsün diye dünyâ elinin vurduğu renkler,
Çırpındı kanatlar gibi ruh, tenle berâber.
Gözler mi görür, kalp mi duyar? Üfleniyor sûr!..
«Yâsin»de huzur, «Mülk»te temâşâ ile mesrur...
«Feth»in sesi gönlünde fütûhât ile çınlar;
Elden ele, dilden dile «mîsâk»ı hatırlar.

Rûh istemez artık teni mâmur ve mücessem;
Uçmakta semâlarda melekler ile hemdem...
Bir kāfile ervâh ile seyrâna giderler,
Memnun, mütebessim, yücelerden el ederler.
Pîr aşkına yıllarca nefeslerle demiş; «Hû!»
Allâh ile mevcûd olup Allâh’a gidiş bu...

Binlerce nefesten ise zincirleri rûhun
Son halkayı Rabbim, açıver, can kuşu uçsun!..

Ardında kalanlar idi mahzun ve mükedder,
Yâr semtine, yârâna visâl emrini bekler.
Lâhût ilinin bâbına: «Hû Hû!..» diye el vur,
Bilmez misin ey dil, ne ki var cümlesi yoktur!
Senden Sana memdud kaderin çizgisi Rabbim,
Kurtar kulu, bir cân ise ten vergisi, Rabbim!.

Vezni: mef’ûlü / mefâîlü / mefâîlü / feûlün

-Kenan GÜRSOY’a-

 
< Önceki   Sonraki >
 
45..jpg
Yüzakı Kitapları
İhlas ve Takva
İhlas ve Takva


Muhabbet ve Mârifet
Muhabbet ve Mârifet


Gün Ortası
Gün Ortası


Sebebi Sensin
Sebebi Sensin


Hak'tan Hediye
Hak'tan Hediye


Bir Yağmur Başladı
Bir Yağmur Başladı


Bir Lahzaya Bin Asır
Bir Lahzaya Bin Asır


İnsan Fıtratındaki Hususiyetler-1
ImageKUVVE-İ AKLİYYE

İmam Gazâlî Hazretleri, insan fıtratında üç temel sâik tespit eder:

Devamını oku...
 
BU SAYIDA EDEBİYAT
YAHYA KEMAL'DEN NÜKTELER
ImageTanınmış tezkirecilerimizden Latîfî (ö. 1582), bilge kişilere göre şairlerin vehbî ve kesbî olmak üzere iki kısma ayrıldığını söyler. Allah vergisi şairlik kabiliyeti olanlar vehbî, çalışmayla sonradan kazananlar kesbîdir. Bunların arasında sahte altınla altın, billûrla gevher, sihirle mûcize arasındaki kadar büyük fark vardır. Vehbî şair, yeteneğiyle söyler; kesbî şair ise taklit ve inceleme ile söyler. Büyük şiir münekkidi Latîfî bunlar arasındaki farkı da şuna benzetir: Vehbî şiir, cazibe ve güzelliği olan bir dilber; kesbî şiir ise iri gözlü, donuk, cazibe ve albenisi olmayan sade yüzlü bir güzeldir.1
Devamını oku...
 
Anlatabileceğin YAŞADIĞIN KADAR
Imageİnsan; gördüğünü, bildiğini, yaşadığını anlatır. Görmediği, bilmediği, en önemlisi yaşamadığı şeyleri ise gerçek bir şekilde anlatamaz, nazariyatta kalır. Kulaktan dolma malûmatı kuru kuru aktarır.
    
Bu sebeple eğitimci; anlatacağı, öğreteceği hususları tecrübe etmiş olmalıdır. Bu sebeple okullarda nazarî bilgiler öğretilirken, stajlarla da işin pratiği yaptırılır. Bu sebeple iş hayatında, eğitim hayatında bilgi ve görgü artırıcı geziler, fuarlar, sergiler düzenlenir.
Devamını oku...