| KAPAK | DOSYA | ||
|---|---|---|
|
||
| BU SAYIDAN MISRALAR.. | ||||
|---|---|---|---|---|
|
||||
![]() |
| HİCRAN DEMLERİ |
|
|
| Yazar Mustafa Necati BURSALI | |
|
“Musa TOPBAŞ Hazretlerinin vefatının üçüncü sene-i devriyesi münasebetiyle (16.07.1999)” Söyle ey can bülbülü; gam, keder kime düştü? Bitmek nedir bilmiyor arkası hiç hicranın, Sen var iken ey Pîrim! Gün hoştu, gece hoştu, Zaman geçtikçe kadrin daha çok artmaktadır, Ne gündü o günler ki? Aziz idi su gibi, Hak’tan gafil etmedi, «sîm»ler, «zeheb»ler seni, Herkesin kârı değil «Sâhib-i Vefâ» olmak, Gönlün gibi yüzün de zülfün de bembeyazdı, Açardı sînesini: Menekşe, zambak, mine, Bütün devlet onundu kime etsem bir nazar, Hızır’ı aramada sen Musa, ben Nûn* oldum, Bulutlar su verirdi gönlümün sebzesine, Nasıl ki, çöl lâlesi baygın düşerse kuma, Nağmeler düzmek kolay, bu sevdayı çekmek zor, Bir bahar faslı gibi geçiverir nasıl bu? Şu ihtiyar dünyanın derdi arttı daha çok, Kanatsız kuş gibiyim, yüreğim değil metin, Demirin gönlünde pas, taşın gözünde yaş var, İsyanımız çoğaldı, kaç yerinden fay kırık, Eğer ki, âriflerin erişmezse nazarı, Bu sırrı, bu hikmeti aklı almaz nicenin, Hicranım hiç çekilmez, o düşler de olmasa, İnsan cihan bağında hep zevk, hep safa ister, Dönüşümüz Allâh’a, dünyada kalmak muhâl, Cennet ve dîdârına etmededir Yâr davet, Vuslata ermek için ecel bir köprü bize, Allah sevdiği kula taç giydirir, şan verir, Kanatlı kuşlar gibi bu âlemden var gidiş, Yüzün bir güleç bahçe, elin cömert bir eldi, Belki bine katladın az ömrü ve az günü, Melekler gıpta eder, velî kulu Rab sever, Ona müjdeler olsun, Allah kime yâr olur, Kim Muhammed’e tutkun, kim Allâh’a müştaktır; Evet: Her nefes ve her lâhza istemek Allâh’ı aşk, * Hızır -aleyhisselâm-’ı bulmak için yaptıkları yolculukta Hazret-i Musa’ya hizmet eden Yuşâ bin Nûn’a işaret |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
![]() |
| Yüzakı Kitapları |
|---|
|
|
|
|||||
| BU SAYIDA EDEBİYAT | |||||
|---|---|---|---|---|---|
|
|||||
|
|||||
Yahya Kemal, bu yazının hudutlarını çok çok aşan dev bir kültür hazinemizdir. Ancak onu yâd etmek için onun ve şiirinin bize ifade ettiği ilk anlamlar üzerinde durmaya çalışacağız. 







KUVVE-İ AKLİYYE
Bir grup fareyi almışlar ve önlerine hemen öldüren zehirli yiyecekler koymuşlar. İlk fare yemiş ve ölmüş. İkinci fare yemiş ve ölmüş. Bunu gören diğerleri ise, canlarını çeken cazip yiyeceklere artık ağzını sürmemiş. En aç olanı bile yemez olmuş.
İnsan; gördüğünü, bildiğini, yaşadığını anlatır. Görmediği, bilmediği, en önemlisi yaşamadığı şeyleri ise gerçek bir şekilde anlatamaz, nazariyatta kalır. Kulaktan dolma malûmatı kuru kuru aktarır.