KAPAK | DOSYA

ImageİNANMAK İHTİYACI

İnanmak ve ihtiyaç...

Bu iki kelime, normal bir cümle içinde pek de bir araya gelmezler. İnanmak; hiçbir tereddüt göstermeksizin, bir fiil ya da sözü kabullenip özümsemektir. İhtiyaç; vücudun ya da rûhun bir mecburiyetle, bir «şey»e erişmek, ona sahip olmak, onu edinmek, onunla birleşmek arzusu ve sâikıdır...

 
BU SAYIDAN MISRALAR..

Kaybedenler, kazananlar, soruyorlar: Ne kayıp?
Daha dünyâya gelirken giden efsâne kayıp!..

Geceden gündüze hem peş peşedir hem ayrı,
Yanıyor ay ve güneş, nûruna pervâne kayıp!

Devamını oku...
 
ANA SAYFA
Fon Müziği

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

   

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

   

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

   

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

   

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

 
Yüzakı Rengim : Mavi Kırmızı Turuncu Yeşil

header16.jpg
MERSİYE Yazdır E-posta
Yazar SEFERÎ (Nejat SEFERCİOĞLU)   

-Rahmetli Hocam Âmil ÇELEBİOĞLU’ya-

Dil tesellî bulmuyor ah gitti cânan n’eyleyim,
Gitti gelmez bildim artık derde derman n’eyleyim,
Hem yetimdir hem de öksüz ilm ü irfan n’eyleyim,
Şimdi elden gelmiyor takdîre isyan n’eyleyim!
Dağlıyor bir kor kesilmiş nâr-ı hicran n’eyleyim!

Âteş-i Mevlâ’da yanmış nây-ı Mevlânâ idi,
Mesnevî’nin cevherinden damlayan mânâ idi,
Dâimâ ilmiyle âmil bir dil-i dânâ idi,
Şimdi elden gelmiyor takdîre isyan n’eyleyim!
Dağlıyor bir kor kesilmiş nâr-ı hicran n’eyleyim!

Her ne var âlemde âşık mahzar-ı Allah diye,
Çırpınırdı kuşça cânı nûr-ı Beytullah diye,
Yalvarırdı «Kıl şefâat yâ Rasûlâllah!» diye,
Şimdi elden gelmiyor takdîre isyan n’eyleyim!
Dağlıyor bir kor kesilmiş nâr-ı hicran n’eyleyim!

Can verirmiş mürde lâfza san dem-i Îsâ imiş,
Tâlibân-ı ilm için yollar açan asâ imiş,
Darda kalmış fülk-i câna gönlü bir mersâ imiş,
Şimdi elden gelmiyor takdîre isyan n’eyleyim!
Dağlıyor bir kor kesilmiş nâr-ı hicran n’eyleyim!

«Hû!» deyip göçtü cihandan râh-ı ilmin rehberi,
Şimdi boş kalmıştır artık pîr-i şerhin minderi,
Binde bir gelmez yazım ah geçse yüz yıl, benzeri,
Şimdi elden gelmiyor takdîre isyan n’eyleyim!
Dağlıyor bir kor kesilmiş nâr-ı hicran n’eyleyim!

«Yol açıldı, gün bu gündür gönderin illâ!» demiş,
«Dehre sultân ol!» demişler; «İstemem aslā» demiş,
Can verirken son nefeste; «Lâ» ile «İllâ» demiş,
Şimdi elden gelmiyor takdîre isyan n’eyleyim!
Dağlıyor bir kor kesilmiş nâr-ı hicran n’eyleyim!

Âh edip inler bugün yâran vakitsiz fevtine,
Kıldılar gāib namâzın gitti cennet semtine,
Fâtiha, Kevser ve Ahkāf oldu târih mevtine,
Şimdi elden gelmiyor takdîre isyan n’eyleyim!
Dağlıyor bir kor kesilmiş nâr-ı hicran n’eyleyim!

Bülbül-i şeydâsı uçmuş bî-nevâ dünyâ bugün,
Gelmez artık eski günler bir güzel hülyâ bugün,
Gönle Hayrânî’yle sohbet ey Sefer rûyâ bugün,
Şimdi elden gelmiyor takdîre isyan n’eyleyim!
Dağlıyor bir kor kesilmiş nâr-ı hicran n’eyleyim!

Boş çevirme dergehinden cânımız, Cânâ, gelen!
Yâ Muhammed, kıl şefâat yâr-i müstesnâ gelen!
Cennet-i Firdevs’e lâyık bir gül-i rânâ gelen!
Şimdi elden gelmiyor takdîre isyan n’eyleyim!
Dağlıyor bir kor kesilmiş nâr-ı hicran n’eyleyim!

Vezni: fâilâtün / fâilâtün / fâilâtün / fâilün

 
< Önceki   Sonraki >
 
41.jpg
Yüzakı Kitapları
İhlas ve Takva
İhlas ve Takva


Muhabbet ve Mârifet
Muhabbet ve Mârifet


Gün Ortası
Gün Ortası


Sebebi Sensin
Sebebi Sensin


Hak'tan Hediye
Hak'tan Hediye


Bir Yağmur Başladı
Bir Yağmur Başladı


Bir Lahzaya Bin Asır
Bir Lahzaya Bin Asır


Servet Hırsına Deva

ImageSADAKA VERMEK

VASİYET 30/A

Sana gereken şeylerden birisi de sadaka vermektir. Çünkü Allah Teâlâ sadaka veren erkek ve kadınları (Kur’ân-ı Kerim’de övgüyle) zikretmektedir.* Sadaka, farz ve nafile olmak üzere iki nevidir. Farz olanı zekât, nafile olanı ise tatavvu‘dur. Sadakanın farz olanını îfâ etmekle cimrilik vasfından kurtulmuş olursun; nafile olanını îfâ etmek sûretiyle de (mânevî olarak) yüksek derecelere nâil olur; kerem, cûd, îsâr ve sehâ sıfatlarıyla vasıflanırsın.

Devamını oku...
 
BU SAYIDA EDEBİYAT
Saadetin Sırrı:

ImageMADDE VE MÂNÂ DENGESİ

Her şeyin, maddî ve mânevî olmak üzere iki cephesi olduğu söylenebilir. Varlık, fizik ve metafizik olarak; din, prensipler ve onlarla hedeflediği amaçlar olarak; insan, beden ve ruh olarak; kelimeler, lafız ve mânâ olarak... hep çift cephelidir.

“Biz her şeyi çift olarak yarattık.” (Zâriyat, 51/49) âyetindeki «çift» kelimesini buna bir işaret olarak anlamak da mümkündür. Nitekim; “Nefisler eşleştirildiğinde...” (Tekvîr, 81/7) âyetinin, «ruhların bedenlere girmesi» olarak tefsir edilmesi de bunu teyit eder.

Devamını oku...
 
Uzak Doğunun

ImageKİŞİSEL GELİŞİM FORMÜLLERİ

Bir-iki yıl öncesiydi. Memleketten İstanbul’a yalnız gelmek durumundaydım. Açık, gayet bakımlı kırk-elli yaşlarında bir hanımın yanında yolculuğa başladım. Karşılıklı güler yüzle selâmlaşma ve tanışma faslından sonra altı saat boyunca devam edecek muhabbetimiz başladı.

Devamını oku...