KAPAK | DOSYA
ImageKoskoca bir yıl daha geçip gitmek üzere ömrümüzden...
    
Çocuklar bir yaş daha büyüdüler. Birileri daha; «Merhaba!» diyecek dünyamıza. Gençler biraz daha olgunlaştılar belki, olgunlar yaşlanmaya doğru kaymakta. Yaşlılar gitgide daralan zamanın akıntısında sürüklenmekteler o bilinir bilinmeze doğru...
 
BU SAYIDAN MISRALAR..

Canınla, kanınla toprağa aktın,    
Ne diyeyim yavrum; «Vatan sağ olsun!»    
İçimde sönmeyen bir ateş yaktın,    
Ne diyeyim yavrum; «Vatan sağ olsun!»

Devamını oku...
 
ANA SAYFA
Fon Müziği

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

   

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

   

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

   

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

   

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

 
Yüzakı Rengim : Mavi Kırmızı Turuncu Yeşil

header22.jpg
Kur'ân Öğreticilerine... Yazdır E-posta
Yazar Aynur TUTKUN   

ÖĞRETMEK Mİ SEVDİRMEK Mİ?

İlkokul 5. sınıftan sonra gittiğim Kur’ân kursundan hayalimde kalanlar, daha fazlasını öğretmek için üzerime titreyen disiplinli ve azimli bir hoca ile onun bana verdiği değer ve güvendir. O; bana güvendikçe ve değer verdikçe başarabileceğime inanır, daha fazlasını yapmaya gayret gösterirdim. Şimdi hiçbir satırı aklımda olmasa da Karabaş Tecvidi ve birçok sûreyi ezberleyebilmemdeki sır da bu olsa gerek, diye düşünürüm. Ve yine İmam-Hatibi tercih etmemde ve dolayısıyla yönümü belirlememde de en büyük sebep o muhterem hocamdır. Allah kendisinden râzı olsun!

Yaz tatilleri yaklaşırken anne-babaların en çok düşündükleri şey şudur; «Çocuğum hem tatil yapıp hem de Kur’ân’ı ve dini öğrenemez mi?» Dinî hassasiyetleri olan bir aile böyle düşünmekte haklıdır elbet. Belki de sene boyunca öğretemediklerini «tatilde hocalar öğretiversinler» gibi bir kolaycılığa da kaçmaktadırlar. Lâkin iki ayda her şeyi öğretivermek pek de mümkün değildir.

Dinî eğitim ve öğretimde öğreticilerin yapması gereken en önemli şey ise çocuklara dini sevdirmektir. Sevdirdikten ve öğrenmeye karşı onları motive edebildikten sonra sadece kurs süresince değil ömür boyu devam edecek bir öğrenme aşkını öğrencilerine vermiş olacaklardır. Yoksa iki-üç aylık bir zamanda dinin ne kadarı öğretilebilir ki onlara?

Büyüklerin muameleleri çocukları dinden soğutabilir de onlara dini sevdirebilir de. Bugün gerek cami içinde gerekse cami dışında karşılaştıkları muamelelere göre dine bakışını şekillendiren çocuklar ve yetişkinler vardır. Bu gerçeği hiçbir zaman unutmamak gerekir.

Büyük olsun küçük olsun herkes güler yüz, güzel muamele, sevgi-saygı, hoşgörü, değer bekler karşısındakinden. Küçük de olsa, beceriksiz de olsa, kendini değersiz de görse her insan insanca muamele görmek, adam yerine konmak ister. Kötü yollara sapanlar da aslında hiç kimseden bulamadıkları değeri onları kötü yola davet eden insanlardan bulduklarını zannetmezler mi?

«Aferin!», «Maşallah!», «Çok güzel!», «Harika!», «Olmuş, olmuş da şurasını biraz daha...», «Çalışamadın mı? Anlıyorum seni; bazen insanın canı çalışmak istemeyebilir ama yarın çalışırsın ben güveniyorum sana...» gibi değer ve güven verici sözlerle ve ara sıra da ufacık hediyelerle çocuklara dini sevdirmek Allâh’ın izniyle çok da zor değildir aslında. Yaz tatilindeki dinî eğitimler okul havasından çıkarılmalı, beraberce vakit geçirme ve sosyal faaliyetlerde bulunma fırsatı olarak sunulmalıdır. Beraber piknikler düzenlenmeli, yüzmeye, sportif faaliyetlere katılmalı, çocukların kurs süresince bol bol oynamalarına fırsat verilmeli, eğitici çizgi filmlerle eğitim desteklenmelidir. Yapılması gereken en basit şey her öğretmenin yanında bir paket şeker bulundurmasıdır. Bir-iki tane top, atlamak için ip; dersini geçen üç-beş çocuğa çok güzel ödül olur. Bir çırpıda akla gelenler bunlar. Daha çoğu ve daha güzelleri becerikli ve istekli öğreticiler tarafından bulunacaktır mutlaka.

Şu kısacık yaz tatilinde öyle bir ilişki kurulmalı ki çocuklarla, bir ömür boyu öğretmenlerini özlesinler, onları hatırlasınlar. Çünkü akılda kalanlardan ziyade gönülde kalanlar etkilidir. Dönün geriye; ilkokul öğretmeninizi, ortaokul, lise öğretmenlerinizi hatırlayın bir. Öğrettiklerini hatırlıyor musunuz? Hayat bilgisi, coğrafya, tarih, matematikten ne kalmış aklınızda? Size olan muamelelerini, insanlıklarını, hayat tarzlarını; gözünün, kaşının rengini olmasa da gülümse(me)yen yüzünü hatırlıyorsunuzdur ama.

Sevgiyle hatırlanan, hatırlandıkça Allâh’ı hatırlatan öğreticiler olmanız duasıyla...

 

 

 
< Önceki   Sonraki >
 
46.jpg
Yüzakı Kitapları
İhlas ve Takva
İhlas ve Takva


Muhabbet ve Mârifet
Muhabbet ve Mârifet


Gün Ortası
Gün Ortası


Sebebi Sensin
Sebebi Sensin


Hak'tan Hediye
Hak'tan Hediye


Bir Yağmur Başladı
Bir Yağmur Başladı


Bir Lahzaya Bin Asır
Bir Lahzaya Bin Asır


CENNETÜ'L-BAKÎ'DA BİR VUSLAT SABAHI-TAZİYE
ImageRamazan-ı Şerif’in 26’sıydı. Cuma sabahıydı. Hazret-i Peygamber’in cennet bahçesinde sabah namazı için saf tuttuk. Aşk kafilelerinin sıra sıra dizilişi ile fecrin nurlu ufukları iç içe kaynaşmıştı. Ruhlar meleklerle sohbet hâlindeydi. Kimi gönüller de hakikî dost ile.
Devamını oku...
 
BU SAYIDA EDEBİYAT
Şiirimizdeki Büyük Kâinat:TASAVVUF
Imageİlim, fikir ve sanat insan zihninin mahsulüdür. Dolayısıyla insandan ve onun dünyasından ayrı mütalâa edilemez. İnsanın zihin ve gönül dünyası ne kadar âhenkli ise verdiği mahsuller de o kadar âhenk içinde olur. Zihin ve gönlü karmaşa içinde olanların iç yüzleri ürettiklerine de akseder.
Devamını oku...
 
Şarap Parası İçin Hacca Giden HACI BURHAN
ImageHac, pek çok ilâhî hâdisenin ve imtihanın yaşandığı bir ziyaret... Haccın çok kerâmetleri, çok hikmetleri var. Lâkin insan; o kalabalıkta, hercümerç içinde, kendisine nasip olan büyük nimetin farkına yeterince varamıyor. Bu da haccın apayrı bir imtihanı... Milyonlarca yüreğin orada nice duaları, nice dilekleri ve nice niyetleri var. Herkesin bu yolda yaşadığı hikmetli hâdiseler var. Benim de hac ile ilgili enteresan hâtıralarım ve şahidi olduğum fevkalâde hâdiseler var. Faydası olur ümidiyle anlatmayı arzu ediyorum.
Devamını oku...