|
Yazar Doç. Dr. Seyit AVCI seyitavci1968@mynet.com
|
 Cimrilik ne kadar kötü ise, aşırı derece mal harcamak, saçıp savurmak, israf edip dağıtmak da güzel ahlâka aykırıdır. Nitekim Rasûl-i Ekrem Efendimiz; dedikodudan, mal israfından, lüzumsuz çok soru sormaktan, hayra engel olup hakkı olmayan şeyi istemekten, annelere isyan etmekten, kız çocukları diri diri gömmekten men ederdi. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Zühd, Muhabbet ve Metânet Timsâli İMAM AHMED BİN HANBEL -rahmetullâhialeyh- |
|
Yazar Osman Nûri TOPBAŞ
|
|

-Tarihe Yön Veren Zirve Şahsiyetler; Gönüllere Taht Kuranlar- HADÎS-İ ŞERİF BEREKETİ İslâm medeniyetinin yetiştirdiği büyük muhaddis ve fakihlerden, mezheb imamlarının dördüncüsü Ahmed bin Hanbel; aynı zamanda veciz, özlü ve hikmetli sözleriyle de mâruf idi. Ömrünü ’nün mübârek sözlerine vakfetmesi ve hayatını da o ölçüler ile yaşaması neticesinde, kendi sözleri de kıymet ve derinlik kazandı. İşte o tavsiyelerden birkaçı: |
|
Devamını oku...
|
|
|
Cemaatten Geri Kalmayan Âmâ ABDULLAH İBN-İ ÜMM-İ MEKTUM |
|
Yazar Ömer OKUDAN okudan@yuzaki.com
|
|

İlk îman edenlerdendi... Gözlerinin görmüyor olması, hakikati görmesine mânî değildi... Maddî gözden mahrum, fakat mânâ gözü açık bu zât, mü’minlerin annesi Hazret-i Hatice -radıyallâhu anhâ-’nın dayısının oğlu idi. Daha önce Husayn olan adını Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- değiştirmiş, ona Abdullah ismini vermişti. Kendisi annesine nisbetle Ümm-i Mektum’un oğlu anlamında İbn-i Ümm-i Mektum ismiyle meşhurdu. |
|
Devamını oku...
|
|
|
«İŞTE OĞLUMA LÂYIK GELİN!» |
|
Yazar İrfan ÖZTÜRK
|
|

Mânâ âlemi; gören, görebilen gözlere şu maddî âlem gibi görünür. Temiz fıtratlar, temizliğini koruyabilen, haram lokmadan, kul hakkından uzak durup, Allâh’ın sevdiği sâlih amellerle, cömertlikle, hayır hasenatla hem Cenâb-ı Hakk’ın rızâsına, hem de kullarının hayır duâsına erişenler; mânevî hakikatleri, aynen müşahede ederler. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Hüdâyî ÜSKÜDARLI
|
|

Bu yazı dizisi, hayalî bir roman tekniğiyle değil, cemiyetin içinde yaşadığı hâdiseler ve ulvî hakikatler etrafında oluşan gerçekleri ve meseleleri canlandırma, tasvir, konuşma ve sohbet üslûbu ile kaleme alınmıştır. Bir yanda zulmet ve onun hüsran dolu ahvâli, diğer yanda ezelî ve ebedî nûrun nimet ve bereketli ahvâli. Bu ikisinin arasında zulmetten nûra açılan bir hidâyet penceresi... |
|
Devamını oku...
|
|
|
EYVAH! BABALIK VE ANNELİK KALKIYOR!.. |
|
Yazar M. Ali EŞMELİ seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com
|
 Ormanların kralı arslan ailesi, evlâtlarını kendileri gibi güçlü ve hükümdar edâlı olarak yetiştiriyorlardı. Böylece ormanlarda huzur ve sükûnet, normal istikrarı içinde devam edip gidiyordu. Fakaat; Sahtekârlık, hilekârlık ve düzenbazlıklarını keyfince gerçekleştiremeyen bazı sinsi hayvanlar gizli bir düşmanlık ittifakı içinde büyük bir hazımsızlık yaşıyorlardı. Sonunda hırs, kin ve nefretten kuduran tilkiler, çakallar, gergedanlar, leş kargaları, yılanlar ve fareler, bir araya gelip uzun uzun kafa yordular. El birliği yaptılar. Plânlar hazırladılar. İçi zehirlerle dolu cazip teklifler oluşturdular. Bin bir gece uğraştılar. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Âdem SARAÇ ademsarac@yyu.edu.tr
|
|

Mekke’nin çilekeş ilk müslümanlarından Amr bin Saîd ile Fâtıma bint-i Safvân... Ebû Uhayha künyeli Saîd bin Âs; oldukça büyük bir kabîleye ve çevreye sahip, zengin ve Mekke’nin en önde gelen liderlerinden biriydi. Her bakımdan yiğit birer genç olarak yetişen, bolluk ve refah içinde büyüyen ve her türlü rahatlığın zevkini tadan beş oğlu ile gurur duyarak, herkese karşı övünürdü. Bu meşhur oğulları şunlardı; Hâlid, Amr, Ebân, Âs ve Ubeyde... |
|
Devamını oku...
|
|
|