|
Ben Milletimin Şiirinden NASIL AYRILIRIM! |
Sene 1921. Yahya Kemal tedavi maksadıyla Sofya’dadır. O günlerde Bulgarların millî şairlerinden, Türk düşmanlığıyla bilinen Vazov ölür. Cenazesine Türkler de katılacaktır. Yahya Kemal vatana döndükten sonra yazdığı intibâları içerisinde bu cenazeden bir sahne aktarır: |
|
Devamını oku...
|
|
|
«20. Yüzyıl Türk Şiirinde BEŞ ŞAİR» adlı kitabımıza aldığımız beş şairden biridir Yahya Kemal... Dîvan edebiyatının öldüğünün söylendiği, «aruz»un şiirimizde artık bir «vezin» olarak kerhen kullanıldığı, bu veznin Türkçe ile bağdaşamadığının savunulduğu bir dönemde; «hâlis şiir» avcısı olarak ortaya çıkan ve büyük bir hayran kitlesinin gönlünde şiirin kaynağı, sanatın kaymağı olan «üstad»ın adıdır Yahya Kemal... |
|
Devamını oku...
|
|
|
Vefatının 50. Yılında Büyük Şair YAHYA KEMAL |
Yahya Kemal, bu yazının hudutlarını çok çok aşan dev bir kültür hazinemizdir. Ancak onu yâd etmek için onun ve şiirinin bize ifade ettiği ilk anlamlar üzerinde durmaya çalışacağız. |
|
Devamını oku...
|
|
Yahya Kemal’in ne dediğini, ne demek istediğini anlamak için, onun şiir ve hayal dünyasına girmek gerekir. Bunun için onun bütün bildiklerini bilmek de yetmez. Zira ondan daha çok tarih bilenlerin, tarihimize; ondan daha çok din bilenlerin, dinimize onun gözüyle bakabilmiş ve onun gördüklerini görebilmiş olduğu söylenemez. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yahya Kemal'i Doğuran Anne...TÜRKLÜKLE İSLÂMLIĞI YOĞURAN KÜLTÜR... |
“Lâkin benim dinî ve millî terbiyem üzerinde daha şiddetle müessir olan annemdir. Annem çok Müslüman bir kadındı. Muhammediyye okur, bana Kur’ân öğretirdi. Muhammediyye’den bizzat Yazıcızâde Mehmed Efendi’nin hazin bir makamla söylediğini zannettiğim bir ilâhiyi çok severdim: |
|
Devamını oku...
|
|
|