Karanlıklar ve Şimşekler Ortasında BİR YAĞMUR MİSALİ
Yazar Prof. Dr. Ömer ÇELİK
Şimdi size şiddetli yağmurun yağdığı bir ortam ve o yağmura tutulanların hâllerini kelimelerle resmetmeye çalışacağım.
Gerçi metropol şehir hayatı bizi tabiattan kopardı. Köyde-kırdaki bir insanın tabiatla iç içe yaşadığı o zengin tabiî hayattan bizde eser kalmadı. Hâlbuki tabiattan kopuk olmadığımız zamanlarda güneşin doğuşu insana ayrı bir güzellik, bulutun hareketi ayrı bir âhenk ve estetik hissettir, yağmurun yağışı ayrı bir heyecan verirdi. Gecenin karanlıkları ayrı bir sükûnette ve derinlikte, gündüzün aydınlığı apayrı bir netlikte ve canlılıkta olurdu.
Peygamberimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in kıyâmette ümmeti için şefaat edecekleri sâbittir. Bu husus birtakım âyet-i kerîmelerin işareti ve sahih hadislerin delâleti ile sabittir. Bu mevzu ile alâkalı tafsilâtlı bir rivayeti sizinle paylaşmak isterim:
Mekke’nin sayılı tüccarlarından biri olan Affan, yine bir ticarî sefer için gittiği Şam’da vefat edince, ticaret arkadaşları onun mallarını da beraberlerinde getirip oğlu Hazret-i Osman’a teslim etmişlerdi. Böylece babasından kalan miras ile çok zengin olan Hazret-i Osman, babasının mesleğini sürdürmüş ve o da sayılı tüccarlar arasına girmişti...