 Peygamberimiz -aleyhisselâm-, bilindiği gibi ilk vahiyden itibaren üç yıl kadar gizli davette bulundu. Daha doğrusu ilâhî mesajı güvendiklerine iletti. Bu merhalede hanımıyla-erkeğiyle, yaşlısıyla-genciyle, kölesiyle-hürüyle bir hayli kişi İslâm ile şereflendi. İlâhî çağrı; nebevî davetle gönülden gönüle intikal ederken, daha ilk günden itibaren Ebû Leheb işin farkına varmış, üstüne vazifeymişçesine olayın takipçisi olmuştu. Fakat bu takipçilik, nasiplenmek için değildi. Çıkarlarını koruma içindi. İlâhî çağrıya karşı tavır koyarken kılı kırk yararcasına dikkatli hareket ediyordu. Bu yüzden ilk aylar ve ilk yıllar, davet herkese ve açıktan yapılmadığı için, o da herkesin yanında ve açıktan bir tavır takınmıyordu. Gelişen durumlara göre tavır geliştiriyor, duruşunu netleştiriyordu. |
|
Devamını oku...
|