KAPAK | DOSYA
Image

Kur’ân-ı Kerîm’in; bir hakikati ifade ederken seçtiği kelimeyi, aynı zamanda o hususta mühim bir vurgu olarak kabul edebiliriz.

İnsanları karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için gönderilen peygamberler; gezici bir vâiz, insanlara ara sıra moral motivasyon vermek için çağırılan bir seminerci gibi çalışmamışlardır. Onlar; dâvâlarına inanan samimî öğrenciler / sahâbîler / havârîler bulup onlarla devamlı bir alâka hâlinde olmuş, nesil yetiştirmişlerdir.

Bu sebeple Kur’ân-ı Kerim; peygamberlerin etrafındaki bu cemaati, «peygamberin beraberindekiler» terkibi içinde zikreder.
Devamını oku...
 
BU SAYIDAN MISRALAR..

Efendiler Efendisi (s.a.v.),
İstanbul’un fatihidir...
Fethe gelen sahâbîsi,
İstanbul’un fatihidir...
Devamını oku...
 
ANA SAYFA arrow Yüzakı Kitapları arrow Dîvâne
Fon Müziği

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

   

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

   

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

   

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

   

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

 
Yüzakı Rengim : Mavi Kırmızı Turuncu Yeşil





Yüzakı Kitapları arrow Dîvâne



Dîvâne





TÂLÎ / Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI'nın ilk şiir kitabı...

Sımsıcak bir muştu olsun, gönle düşsün cemreler,
Bir bahar bahşet ilâhî, rahmetinden bir bahar...
Yemyeşil yurdumda tekrar gezse Yûnus Emreler,
Bir bahar bahşet ilâhî, rahmetinden bir bahar...

192 sayfa...










 
87.jpg
Yüzakı Kitapları
Okuma Aşkı
Okuma Aşkı

İki Çift Söz Yeter
İki Çift Söz Yeter

Seyrî'den Seçmeler
Seyrî'den Seçmeler

Yanık Besmele
Yanık Besmele

Ali Ege Ağabey
Ali Ege Ağabey

Mısralarla Konuşsak
Mısralarla Konuşsak

Fenâ
Fenâ

Dîvâne
Dîvâne

Hilye i Şerife
Hilye i Şerife

Kısa Dünya Tarihi
Kısa Dünya Tarihi

BU SAYIDA KARAKTER
ET YEMEZLER MAHALLESİ...
Image

Dilin âfetlerinden birisi de gıybettir.

Gıybet; bir kimsenin gıyabında yani hazır bulunmadığı zaman, arkasından, hoşlanmayacağı bir sözü söylemektir. Yani bir kimsenin hâlini, fiilini veya kavlini hazır bulunmadığı zaman söylemek ve onu çekiştirmektir.

Gıybeti iftira ile karıştırmamalıdır. İftira bir kimsenin yapmadığı veya söylemediği bir şeyi ona isnat etmektir.

Gıybet, büyük günahlardandır. Ağır bir vebal, çirkin bir iştir.

Rasûl-i Ekrem -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz, bir gün ashâbı ile sefere çıkmıştı. Bir konak yerinde çadırlar kuruldu. Yemekler hazırlandı. Bu esnada Selmân -radıyallâhu anh- uyuyordu. Bazı kimseler de aralarında konuşuyor ve;
Devamını oku...
 
BU SAYIDA EDEBİYAT
Aşk Hastası Olanların DOST DERDİDİR DERMANLARI
Image

İstanbul’un fethi anlatılırken, Fatih Sultan Mehmed’in hocası Akşemseddin’den söz etmemek mümkün mü? Dinlerken gözyaşlarımızı tutamayız. Bir anda gözlerimizin önünde bir sahne canlanır. Fatih, hocası Akşemseddin’den duâ etmesini rica ediyor. Duâ bittikten sonra Akşemseddin, Fatih’e dönüyor;

“Darda kaldığın her an; «Yâ Fakih Ahmed!» diyerek himmet talep eyle.” buyuruyor. Akşemseddin çadırdadır, şiddetli bir hücum başlar. Fatih heyecanlıdır, hocasının yanında olmasını ister ve haber yollar. Gelmeyince kendisi onun çadırına gider. Çadırda Akşemseddin; kuru toprak üzerinde secdeye kapanmış, gözyaşları içinde duâ etmektedir. Fatih, sessizce kendi çadırına döner.
Devamını oku...
 
SÖYLEMELİ FAKAT NASIL?
Image

Hepimiz beşeriz... Beşer şaşar, demişler.

Hepimiz kuluz. Hatasız kul olmaz, demişler.

İnsan hatasının, yanlışının farkındaysa Allah ıslah etsin, tevbe nasip etsin. Kalbinde kötülüklere karşı nefret, güzelliklere karşı muhabbet doğsun.

Fakat, ya bilmiyorsa?

İnsan kendisini müşahede etmekte, hatalarını tespit etmekte kusurludur. Hani derler ya, insan kendini beğenmese çatlarmış. Alışkanlıklar; aileden, çocukluktan gelme ezber kalıplar... Kolay kolay kendi söküğünü dikemez insan...

O hâlde çare ne olacak? İnsan, öğrenmeye çalışacak. Kendisi hakkında başkalarının fikrini soracak. Bir şekilde çeşitli taktiklerle; kendisi, faaliyeti, hizmeti veya ürettiği şey üzerinde, insanların kanaatlerini öğrenmeye çalışacak.
Devamını oku...