 İstanbul’un fethinin yıldönümünü idrak ettiğimiz günlerdeyiz. Güzel İstanbul’umuza bakınca anlıyoruz ki, ecdadımızın bıraktığı bu değerli emânet için ne kadar sevinsek ve mirasçısı olduğumuz bu şerefle ne kadar övünsek azdır. Öyle büyük bir tarihimiz var ki; ona lâyık olmak için pek bir şey yapamamış olsak bile, bize fayda veriyor. Bugün dünya üzerindeki itibarımızın ve nüfûzumuzun hâlâ en büyük kaynağı, ecdadımızın armağanı olan o şanlı mâzîmiz. Fakat ne acıdır ki kültür atmosferimize hâkim olan kesimler o tarihi anlamaktan ve ecdadımızı takdir etmekten pek uzak. İftiralarla dolu, çirkin sahneleri sebebiyle geçtiğimiz yıl gündemimizi meşgul eden malûm tarihî dizinin senaristi, bir süre önce öldü. Onun ardında bıraktığı; |
|
Devamını oku...
|