 Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Abdullah bin Mes‘ûd adlı gence; “Sen, muallim olacak bir gençsin! Sen, mutlaka öğrenecek ve âlim olacaksın.” buyurmuştu. Büyük, çok büyük bir ufuktu bu. Herhangi bir çoban Abdullâh’ı, öğretmen-muallim yapacak bir ufuk. Yeni, yepyeni kalıba sokacak, güzeller güzeli bir gülistanın gülü olacak bir ufuk. Bu büyük ufuk Hazret-i Abdullâh’ı Kâbe’nin yanında ilk defa açıktan Kur’ân okuyan ilk sahâbî olma şerefine erdirmişti. Abdullah bin Mes‘ud -radıyallâhu anh-, Peygamber Efendimiz’e öyle bir bağlandı ki, O’nun gölgesi gibi sürekli O’nunlaydı artık. Rasûlullah’tan hiç ayrılmaz oldu. Öyle ki, Mekke ve Mekke dışında gittiği her yerde hep O’nun yanındaydı. Hattâ o; «Rasûlullâh’ın sırdaşı» diye isimlendirilmişti. |
|
Devamını oku...
|