İFTİRA ve ADÂLET

YAZAR : Ahmet ZİYLAN Hayatta zor zamanlar olur. O zor zamanlarda insanların fıtratları ortaya çıkıverir. Kimi yılan gibi, akrep gibi sokmanın zarar vermenin derdine düşer, ondan zevk alır. Kimisi de vicdan sahibi, hakikî bir dost olmanın îcaplarını yerine getirir. Dertli ile dertlenir, üşüyenle üşür, sevinenle sevinir. Rabbim çeşitli imtihanlarla bizleri sınar ki; gerçek hâller, gerçek sıfatlar ortaya çıksın. Kimin kalbi […]

KINALI KEDİNİN KUYRUĞU

YAZAR : Dr. Halis Ç. DEMİRCAN demircan@istanbul.edu.tr Çocukken kışları çok sık hastalanırdım. Yine böyle bir kış günü; köydeki anneannemin evinde, ateşler içinde yatıyordum. Doktora gitmiş, ilâçlarımı almış, eve gelmiştik. İğne olmak için iğneci Fatma Teyzeyi bekliyorduk. Bir süre sonra kapı hızlı hızlı çalındı, gelmişti. Hızlı bir şekilde odaya girdi hemen çantasını açtı, metal iğne kutusunu çıkarıp kuzineli sobanın üzerine koydu. […]

Hayat Yolculuğunda UNUTAMADIĞIM KARELER -23-

YAZAR : Mehmet MENCET Kayınpederim Adana’da Sâmi Efendi Hazretleri ile tanışmış. O zamanlar büyük bir mânevî dünyası olduğu anlaşılan Adanalı Hacı Hasan Efendi’ye hizmet ettiğinden bahsetti. Uzun süre güzel hâtıralarını yâd etti, ancak bunları bana baştan anlatmadı. O tarihlerde bu dünyadan habersizdim. 1973 yılında hâkim adayı iken, kayınpederim bir gün; “Sen liseyi İstanbul’da okumuşsun, İstanbul Ramazanları farklıdır; izin al İstanbul […]

ÂH KEŞKE!

YAZAR : Ahmet ZİYLAN Geçen gün ortak çalışan iki kardeşten biri ziyaretime geldi. Bir firmaları var. Bana işinden, ortaklıktan şikâyet etti. Hulâsa; “–Ne işten ne dünyadan, artık tat alamıyorum. Çok sıkılıyorum. Kardeşim de aynı fikirde. Ortaklığı bitirip ayrılmak istiyoruz.” dedi. Ben de; “–Görünüşe bakılırsa, işleriniz iyi gidiyor. Yabancı değilsiniz, kardeşsiniz. Ayrıldığınız takdirde çok müşkül durumlara düşersiniz. Biz herkese birleşmeyi öğütlüyoruz. […]

BİR BİLİM ADAMININ PORTRESİ

YAZAR : Dr. Halis Ç. DEMİRCAN demircan@istanbul.edu.tr Üniversiteye başladığımın ilk yılıydı; şâşaalı fakülte binası, büyük büyük amfiler, uzun koridorlar arasında insan kendini küçücük hissediyordu. Hele o otoriter, güçlü, erişilmez görüntüleriyle; top sakallı, papyon kravatlı, askılı pantolonlu profesörleri görünce; «İşte bir bilim adamı böyle olmalı.» diye düşünmüştüm. Ben de çok çalışacak; böyle top sakal bırakacak, papyonlu bir bilim adamı olacaktım. Hocalar […]

Hayat Yolculuğunda UNUTAMADIĞIM KARELER -22

YAZAR : Mehmet MENCET Yüce Yaradan, insanı yeryüzüne gönderdiğinde; huzurlu, düzenli yaşasınlar diye âdeta kullanma kılavuzu gibi suhuflar, kitaplar ve nihayet hepsinin tamamlayıcısı olarak Kur’ân-ı Kerîm’i göndermiş. İnsan fıtratını en iyi kendisi bildiği için; ona göre kaideler ve kanunlar koymuş. Hiçbir zaman değişiklik ve zaafa uğramayacak ve kıyâmete kadar geçerli hükümleri bahşetmiş. Bunları da bizzat yaşayan Peygamber Efendimiz’i bize ihsan […]

FİTNE DAHA BETERDİR!

YAZAR : Ahmet ZİYLAN Malûm, hicrî ayların tespitinde İslâm ülkeleri arasında ihtilâflar oluyor. Bazı ülkeler teknik olarak hesabı seçiyorlar. Bazı ülkeler ru‘yette ısrar ediyorlar. Dünyanın geniş coğrafyasında yaşayan milyonlarca müslüman var. Yani coğrafî farklar da var. Hilâlin görülebileceği saat de mahdut… Bu sebeple bazı senelerde, farklı ülkelerde 2 hattâ 3 farklı tarihte Ramazan başlayabiliyor. Bayram edilebiliyor. Bu da gönlümüzü yaralıyor. […]

Hayat Yolculuğunda UNUTAMADIĞIM KARELER -21-

YAZAR : Mehmet MENCET   TAHSİL YILLARIM Edebiyat, kültür ve tarih dergisi olarak her ay ayrı bir zevk, huzur içerisinde okuduğumuz dergimize; âcizâne bir katkımız olarak kaleme aldığımız hâtıraların bu bölümünde, kendi ömür takvimimiz içinde bizde izler bırakan hâtıraları kaleme almak istedim. 1947 yılında Keskin’de doğdum. Keskin, Orta Anadolu’da tarihî bir ilçedir. Kavakları, söğüt ağaçları ve turnaları ile meşhurdur. Yetişmemizde; […]

İHTİRASTA HUZUR YOK, PERİŞANLIK VAR!

YAZAR : Ahmet ZİYLAN Çok ibretli bir hâtıramı siz okuyucularımla paylaşmak istiyorum: Çok yönlü, çok ibretli bir hâdise… 1974 senesi, İstanbul, Topkapı, Gümüşsuyu Caddesi’nde, mülkiyeti Necati KARAARSLAN’a ait bir iş hanı, geniş bir avlu içerisinde 3-4 firma vardı. Biz de orada küçük bir firma olarak ayakkabı malzemesi üretiyorduk. Komşularımızdan; Raf Kauçuk adında, mûsevî bir aileye ait büyük bir firma vardı. […]

Hayat Yolculuğunda UNUTAMADIĞIM KARELER -20-

YAZAR : Mehmet MENCET Daima içinde bulunduğumuz, yokluğunu görmediğimiz nimetlerin, maalesef kıymetini bilmekte çok zorlanıyoruz. Hava ve su… Bunlar hayatî nimetler… Fakat Cenâb-ı Hak bunları öyle bol veriyor ki bize, «Ya olmasaydı ne yapardık?!» yahut «Ya elimizden giderse ne yaparız?» diye tefekküründen bile âciz düşüyoruz. Hele mânevî nimetler… Mü’miniz, en yüce peygamberin ümmetiyiz. Kur’ân ile müşerref olmuşuz. Bu nimetlerin içinde […]

1 2 3 9